Değerli dostlar üç günlük dünyada bir birimize yaptığımız işkencelere bir bakın!
Neler geldi neler istediler.
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler.
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenlerde hep senin gibiydiler.
Kim ne götürebilmiş nedir bu çekememezlik, nedir bu iki yüzlülük bir örnekle yazıma başlamak istiyorum.

Son yılların modası özellikle bizim milletin sözü başımla beraber ne kadar güzel söz fakat zora düştümü söylediği kişi aslında hangi baş olduğunu görüyor ama iş işten geçmiş oluyor…

Anlayacağınız; can dedik becerdik… Destek dedik becerdik… Dürüstlükten bahsedip iki yüzlülüğümüzle becerdik…

Sadakatten bahsedip, ihanet edip becerdik…

Merhametten bahsedip, güç elimize geçince acımasızca becerdik…
Adaletten bahsedip, masum bir çok kişiyi becerdik…
Allah korkusundan bahsedip, Menfaatimiz uğruna becerdik..
Dostluktan bahsedip, dakika da arkadaşımızı satarak becerdik..

Ses ver HEMŞERİM Sosyal medyada şenlik var…

Gerçek hayat yetmemiş gibi Sosyal medyada bile sahtekarlığın dibine vurmuşuz… Kimi emniyet amiriyim diyip su tesisatçısı çıkıyor… Kimi mübarekler bir oluşum kurmuş zannedersin metropol Londra’yı yönetiyor,birim birim ayırmış…
Kimileri sosyal medyada özelden bayanlara ağza alınmayacak cümleler sarfediyor, karşısına çıkınca gıkı çıkmıyor…
Kimi gerçek hayatta namustan, dinden, imandan bahseder…

Sosyal medyada Özelden herkese canım cicim der, herkesle ayrı ayrı gider.
Kısacası hemşerim Tren yaptık anlayacağınız kim kimi becerebildiyse…

Nasıl bir yerde yaşıyoruz? Kimlerle yaşıyoruz? Çevremizde olup bitenleri, yaşananları, söylenenleri duydukça, gördükçe tiksinti geliyor ve kimse sesini çıkarmıyor? Nede güzel sözler var, yüzsüzler için, sözsüzler için, namertler için. gününü gün eden dönekler için. Şöyle diyor Hz. Mevlana:Herkes birşeyler biriktirir Kimi cebinde, kimi de dilinde, Kimi de yüreğinde…

Dilek Baykal