Nihat Aydın’ın Kaleminden... Prof. Dr. İlhami Gülçin ile AİÇÜ’de Eğitimin Geleceği İnşa Ediliyor (III)

Ortaya çıkan tablo nettir: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde eğitim, bir faaliyet alanının ötesinde, şehrin kaderini, bölgenin ufkunu ve ülkenin yarınlarını şekillendiren stratejik bir güç olarak konumlandırılmaktadır.


Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde, Prof. Dr. İlhami Gülçin’in 2025 Nisan ayında rektörlük görevine başlamasıyla birlikte bir idari değişimin ötesinde, köklü bir zihniyet dönüşümü başlamıştır. Geçtiğimiz haftalarda bu büyük dönüşümün ana hatlarını ortaya koyduk, ardından sağlık alanındaki stratejik süreci değerlendirdik. Bugün ise bu yürüyüşün en kritik eşiğine, eğitime odaklanıyoruz. Çünkü artık açıkça görülmektedir ki; üniversitede yükselen bu yeni dönem, günü kurtarmaya değil, geleceği inşa etmeye odaklanan bir eğitim anlayışını esas almaktadır.

Ortaya çıkan tablo nettir: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde eğitim, bir faaliyet alanının ötesinde, şehrin kaderini, bölgenin ufkunu ve ülkenin yarınlarını şekillendiren stratejik bir güç olarak konumlandırılmaktadır. Şimdi gelinen noktada asıl soruya cevap verme zamanı, Son bir yılda hangi adımlar atıldı, hangi icraatlar hayata geçirildi, hangi projelerle bu dönüşüm tahkim edildi? Gelin, bütün bu süreci adım adım birlikte irdeleyelim.

İlk olarak müjdemizi verelim: Meslek Yüksekokulu bünyesinde Yapay Zekâ Operatörlüğü, Büyük Veri Analistliği ile Çevre Sağlığı ve Çevresel Risk Yönetimi Teknikerliği programlarının açılması YÖK tarafından kabul edilmiştir. Bununla birlikte Doğubayazıt Ahmed-i Hani Meslek Yüksekokulu bünyesinde Akıllı Sera Teknolojileri programı da aynı şekilde hayata geçirilmektedir. Buna benzer güncel birkaç bölümün de YÖK nezdinde değerlendirmeleri devam etmektedir.

Bu adımlar, Yükseköğretim Kurulu’nun son dönemde ortaya koyduğu yapay zekâ ve dijital dönüşüm odaklı yükseköğretim vizyonu ile doğrudan örtüşmektedir. YÖK’ün özellikle veri temelli ekonomi, yapay zekâ okuryazarlığı ve sektörle entegre eğitim modelini önceleyen politikaları doğrultusunda açılan bu programlar, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin mesleklerine de stratejik bir cevap niteliği taşımaktadır. Prof. Dr. İlhami Gülçin liderliğinde atılan bu adımlar, vizyoner yönetimin somut bir yansımasıdır. Geleceği doğru okuyan, üniversiteyi çağın ihtiyaçlarına göre konumlandıran bu yaklaşım, güçlü bir liderliğin en net göstergesidir.

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde son bir yıl, sıradan bir yönetim değişikliğinin çok ötesine geçti. Güçlü bir liderliğin kurumu nasıl yeniden tanımlayabileceğini gösteren dikkat çekici bir döneme dönüştü. Rektör Prof. Dr. İlhami Gülçin’in göreve başlamasıyla üniversite, yönünü netleştirdi, temposunu artırdı, iddiasını yükseltti. Öncelikle 2025-2026 akademik yılı açılış töreni, üniversitenin bilimsel özgüvenini ortaya koyan güçlü bir başlangıç oldu. Akademik yılın “Gazze” temasıyla açılması, eğitime yüklenen anlamın sınırlarını genişletti. Bilgi, burada yalnızca aktarılmıyor; anlam kazanıyor, sorgulanıyor, sorumlulukla buluşuyor.

Prof. Dr. İlhami Gülçin’in yönetim anlayışı masa başında değil, doğrudan sahada şekilleniyor. Akademik birimlere gerçekleştirilen ziyaretler, yerinde yapılan incelemeler ve her detayı bizzat görmeye dayanan yaklaşımı sayesinde üniversitenin mevcut durumunu yakından tanımayı ve geliştirilecek projeleri sağlam bir zemin üzerine inşa etmeyi mümkün kılıyor. Kurul toplantıları ve personelle kurulan doğrudan temas ise bu süreci tamamlayan en güçlü unsurlar arasında yer alıyor. Bu yönetim tarzı, sadece karar alan değil; sahayı dinleyen, ihtiyaçları yerinde tespit eden ve çözümü birlikte üreten bir anlayışı ortaya koyuyor.

Son bir yılın en temel yapı taşlarından biri, bilimi toplumla buluşturma yönünde ortaya konan güçlü irade oldu. Bu dönem, akademinin kendi sınırlarını aşarak hayatın tam merkezine yerleştiği bir anlayışı beraberinde getirdi. Bilim kafe buluşmaları, üniversite ile şehir arasında yeni bir temas zemini oluştururken; akademik bilgi, gündelik hayatın doğal bir parçası haline geldi. İshak Paşa Sarayı’nda gerçekleştirilen sergi ve atölye çalışmaları ise bilginin estetikle buluştuğu, kültürel mirasla yeniden anlam kazandığı özel örnekler sundu.

Ayrıca 16 Mayıs’ta Açılışı İshak Paşa sarayında gerçekleştirilecek ve Recep Tayip Erdoğan Kültür ve Kongre merkezinde devam edecek “24. Kromatografi Kongresi”ne ise 200’den fazla seçkin bilim insanının katılması beklenilmektedir. Bu etkinlikle üniversitemize bilimsel katkısının yanı sıra şehrimizin de tanıtımı gerçekleştirilecektir. Türk Mutfağı Haftası kapsamında düzenlenen etkinliklerle Ağrı’nın zengin mutfak kültürü yeniden görünür hale gelirken; özellikle pancar temalı çalışmalar, yerel değerlerin akademik bir bakışla yeniden yorumlanabileceğini ortaya koydu.

Yeni dönemde öğrenci odaklı yaklaşım, üniversitenin her alanında belirgin ve güçlü bir şekilde hissedildi. Öğrenciyi merkeze alan bu anlayış; akademik başarıyla birlikte sosyal, kültürel ve psikolojik gelişimi kapsayan bütüncül bir vizyon ortaya koydu. Mezuniyet törenleri, bahar şenlikleri ve sosyal etkinliklerle kampüs, durağan bir yapıdan çıkarak yaşayan, nefes alan bir ortama dönüştü; her buluşma, aidiyet duygusunu pekiştiren güçlü bir bağa dönüştü.

Aynı süreçte yüzlerce öğrenciye istihdam sağlandı, binlerce öğrenci burs destekleriyle buluşturuldu; Ücretsiz yemek uygulamaları ve 24 saat açık kütüphane, öğrenci yaşamını doğrudan kolaylaştırdı. Çölyak hastası öğrenciler için hazırlanan özel menüler, insan odaklı yönetim anlayışının en hassas yansımalarından biri oldu. Spor alanında elde edilen Türkiye şampiyonlukları ve uluslararası dereceler ise gençliğin enerjisinin doğru yönlendirildiğini ortaya koyarken, “Spor dostu kampüs” unvanı bu vizyonun kurumsal düzeyde tescillendiğini ve taçlandığını gösterdi.

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde gerçekleştirilen altyapı yatırımları, ortaya konan eğitim vizyonunu somut adımlarla destekledi. Bu süreçte hayata geçirilen her yatırım, fiziki bir iyileştirmenin ötesinde, eğitimin niteliğini doğrudan yükselten stratejik hamleler olarak öne çıktı. Patnos Meslek Yüksekokulu’nda kurulan biyomedikal cihaz teknolojisi laboratuvarı, uygulamalı eğitimin gücünü belirgin şekilde artırırken; öğrencilerin mesleki becerilerini sahaya hazırlayan önemli bir kazanım sundu. Yerleşkelerde gerçekleştirilen diğer yatırımlarla birlikte eğitim ortamı daha donanımlı, daha erişilebilir ve daha nitelikli bir yapıya kavuştu.

Bu dönemde girişimcilik alanında dikkat çekici başarılar elde edildi. Startup Weekend birinciliği, TEKNOFEST katılımları ve ulusal organizasyonlardaki güçlü görünürlük, üniversitenin rekabet gücünü açıkça ortaya koydu. Genç zihinlerin üretim kapasitesi yalnızca fikir düzeyinde kalmayıp sahaya yansıdı. Bu yükselişi kurumsal adımlar da destekledi. Girişimcilik Ofisi’nin açılması, öğrencilerin ve akademisyenlerin fikirlerini somut projelere dönüştürebileceği güçlü bir zemin oluşturdu. Milli Teknoloji Atölyesi’nin koordinasyonunun sağlanması, yerli ve milli üretim vizyonunu kampüs içinde sistemli bir yapıya kavuşturdu.

Teknoloji Transfer Ofisi’nin güçlendirilmesi ise üniversite ile sektör arasındaki köprüyü daha etkin hale getirerek bilginin ekonomik değere dönüşmesini hızlandırdı. Tarım ve çevre alanında da somut adımlar atıldı. Çörek otu ekimi, üretim temalı etkinlikler ve ağaçlandırma çalışmaları, teorik bilginin sahada karşılık bulduğunu gösterdi. Eğitim, teori ile uygulama arasında güçlü bir bağ kurarak sadece anlatan değil, üreten bir modele dönüştü. Akademik kalite de aynı doğrultuda yükseldi. Akredite programların sayısı her geçen gün artarken, kütüphane altyapısı güçlendirildi, bilgiye erişim kolaylaştırıldı ve bilimsel üretim belirgin bir ivme kazandı.

Bilimsel başarılar bu tablonun en güçlü başlıklarından biri oldu. AD Scientific Index 2026 verilerine göre Prof. Dr. İlhami Gülçin dünya sıralamasında ilk 7 bin içinde ilk sıralarda yer aldı. Tıp ve biyomoleküler kimya alanında dünya üçüncülüğü elde etti. Doç. Dr. Murat Yıldırım ile birlikte ScholarGPS listelerinde yer alması, bu başarının uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu ortaya koydu. Her iki hocamızın da “Talent 100-(En yetenekli 100 bilim insanı)” sıralamasında ise farklı kategorilerde Türkiye’den listeye giren üç hocadan ikisini oluşturmaktadır. Bugün Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde ortaya çıkan tablo tesadüf değildir. Bu tablo; güçlü bir vizyonun, derin akademik birikimin ve sahaya yansıyan kararlı bir yönetim anlayışının somut sonucudur.

Açıkça söylemek gerekir: Prof. Dr. İlhami Gülçin, üniversiteyi dönüştüren bir lider profili çiziyor. Kuruma yön veriyor, ritim kazandırıyor, ufkunu genişletiyor, misyon ve vizyon katıyor. Bu liderlik, AİÇÜ’yü bulunduğu noktadan çok daha ileriye taşıyacak gücü her geçen gün daha belirgin hale getiriyor. Bugün AİÇÜ’de ortaya çıkan tablo tesadüf değildir. Bu tablo; güçlü bir vizyonun, akademik birikimin ve kararlı bir yönetim anlayışının eseridir. Prof. Dr. İlhami Gülçin’in liderliğinde şekillenen bu süreç, üniversiteyi geleceğin güçlü aktörlerinden biri haline getirme iddiası taşımaktadır.

EĞİTİMDE KALICILIĞI, GELECEKTE İSTİKRARI İNŞA EDEN BİR İRADE.

Bu anlayışla ortaya konulan çalışmalar dolayısıyla, Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti olarak Rektörümüz Prof. Dr. İlhami Gülçin’e teşekkür ediyor; başarılarının artarak devam etmesini temenni ediyoruz.