<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>KİMLİK HABER - GÜNCEL HABER SİTESİ - SON DAKİKA HABERLER - Kimlik Haber.</title>
    <link>https://www.kimlikhaber.com</link>
    <description>Kimlik Haber. Türkiye'nin en kapsamlı güncel haber sitesi. Son dakika haberler, magazin, ekonomi, dünya, yerel ve tüm kategorilerde haberler. Hızlı ve güvenilir haber.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kimlikhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 03 Apr 2026 23:27:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OGC Başkanı Aydın’dan Hasan Kökrek’e ziyaret]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/ogc-baskani-aydindan-hasan-kokreke-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/ogc-baskani-aydindan-hasan-kokreke-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti  Genel Başkanı Nihat Aydın, Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek’i ziyaretinin ardından yaptığı değerlendirmede, kentte eğitim alanında yürütülen çalışmalara dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı Nihat Aydın, Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek’i ziyaretinin ardından yaptığı değerlendirmede, kentte eğitim alanında yürütülen çalışmalara dikkat çekti. Aydın, Kökrek’in görev süresi boyunca ortaya koyduğu performansın önemli sonuçlar doğurduğunu ifade etti.</p>

<p>OGC Başkanı Aydın, “Kıymetli müdürümüz Hasan Kökrek’in çalışkanlığını zaten biliyoruz. Ağrılıların sevdiği ve sahip çıktığı il müdürlerinden biridir. Özellikle derslik sayısının artırılması, ve öğrenci başına düşen derslik oranının iyileştirilmesi yönünde ciddi çalışmalar yürüttü. Görev yaptığı süre içerisinde bugün itibarıyla 55 okul inşaatının tamamlanarak okulların eğitime açılması çok önemli bir başarıdır.” dedi.</p>

<p>Yapılan yatırımların rakamsal karşılığına da değinen Başkan Aydın, “Ortalama 20 derslikli okullar üzerinden baktığımızda yaklaşık 1100 yeni dersliğin eğitim sistemine kazandırıldığını söyleyebiliriz. Bu da yaklaşık 20 bin öğrencinin daha sağlıklı ve modern eğitim ortamlarına kavuştuğu anlamına gelir. Bu açıdan bakıldığında ortaya konulan çalışma gerçekten çok kıymetlidir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ziyarette, kamuoyunda gündeme gelen yıkımı yapılan Halk Eğitim Merkezi yakınındaki okul projesinin de sorulduğunu belirten Aydın, “Sayın müdürümüz, yaşanan tartışmalar sonrası hayırsever iş insanı tarafından projenin şimdilik askıya alındığını ifade etti. Ancak Ağrı’ya kazandırılacak her okulun bu şehrin geleceğine atılmış bir imza olduğunu özellikle vurguladı.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Vali Önder Bozkurt’un eğitime verdiği öneme de değinen Aydın, “Kendisine her sabah okullarda ne yapıyorsunuz diye sordum. Sayın müdürümüz de her sabah saat 08.00’de bir okulun ziyaret edildiğini, bu ziyaretlerde Sayın Valimizin de fiziki ortamdan eğitim süreçlerine kadar birçok konuyu yerinde incelediğini ifade etti. Bu yaklaşım, eğitimde kaliteyi artırma noktasında önemli bir irade ortaya koyuyor.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aydın, açıklamasının devamında, “Sayın Valimizin eğitime olan hassasiyeti ve İl Milli Eğitim Müdürümüzün çalışma disiplini sayesinde önümüzdeki süreçte Ağrı’da eğitim alanında daha önemli gelişmeler göreceğimize inanıyoruz.” ifadelerine yer verdi. Doğalgaz dönüşümlerine de değinen Aydın, okulların büyük bölümünde ısınma altyapısının modernize edildiğini ve doğalgaz erişimi olan bölgelerde dönüşümlerin tamamlandığını aktardı.</p>

<p>Aydın, değerlendirmesinin sonunda, “Orta Doğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olarak, aynı zamanda bir öğrenci velisi sıfatıyla Sayın Hasan Kökrek’e Ağrı’ya kazandırdığı hizmetler dolayısıyla teşekkür ediyorum.” dedi.<br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ağrı</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/ogc-baskani-aydindan-hasan-kokreke-ziyaret</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 23:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2026/04/i-m-g-20260403-w-a0053.jpg" type="image/jpeg" length="24485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OGC Başkanı Aydın: “Gazetecilik Susturulamaz, Tehditler Bizi Yıldıramaz”]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/ogc-baskani-aydin-gazetecilik-susturulamaz-tehditler-bizi-yildiramaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/ogc-baskani-aydin-gazetecilik-susturulamaz-tehditler-bizi-yildiramaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı Nihat Aydın, yaptığımız haberlerden dolayı hem şahsı hem de başkanı olduğu cemiyete yapılan tehdit ve haberlere dair bir basın açıklaması yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><br />
Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı Nihat Aydın, yaptığımız haberlerden dolayı hem şahsı hem de başkanı olduğu cemiyete yapılan tehdit ve haberlere dair bir basın açıklaması yayımladı.</p>

<p>Başkan Aydın yayımlamış olduğu açıklamada, “Son günlerde Ağrı’da etkili olan yoğun kar yağışı sonrası, vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyetleri kamuoyuna duyurmak amacıyla yaptığımız haberler nedeniyle; hem internet haber sitemiz hem de Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı olarak şahsım, açıkça hakaret, küfür ve tehditlere maruz bırakılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açık ve net ifade ediyorum:<br />
Bizim yaptığımız şey gazeteciliktir.<br />
Bizim tarafımız halktır.<br />
Bizim derdimiz kimseyle şahsi hesaplaşma değil, Ağrı halkının yaşadığı gerçekleri görünür kılmaktır.</p>

<p>Belediyelerin ve yerel yöneticilerin karla mücadelede yetersiz kaldığını dile getirmek; yolların, sokakların, mahallelerin günlerce temizlenmediğini yazmak suç değildir, gazeteciliğin ta kendisidir.</p>

<p>Ancak üzülerek görüyoruz ki; eleştiriye tahammülü olmayan, kamu gücünü sorgulatmamak için baskıyı, hakareti ve tehdidi yöntem olarak benimseyen bir zihniyet yeniden sahneye çıkmıştır.<br />
Bu saldırılar yalnızca “sözde duyarlı vatandaşlar”dan değil; geçmişte yönetimde bulunmuş, çıkar ilişkileri zedelenmiş, hatta kaos ve kötülükten beslenmiş odaklardan da gelmektedir. Bu saldırılar tesadüf değildir. Bu bir “öfke patlaması” değil, organize bir linç girişimidir.</p>

<p><br />
Buradan açıkça ilan ediyoruz:<br />
• Hiçbir gazeteci, gerçeği yazdığı için hedef gösterilemez.<br />
• Hiçbir basın kurumu, kamu görevini yapanları eleştirdiği için sindirilemez.<br />
• Tehdit, hakaret ve küfür; haklılığın değil, acziyetin göstergesidir.</p>

<p>Ağrı’da bir meslektaşımızın da yalnızca yaşananları dile getirdiği için aşağılık ithamlara maruz bırakılması, meselenin ne kadar tehlikeli bir noktaya taşınmak istendiğini göstermektedir. Bu dil; basını susturma, toplumu korkutma ve gerçeği karartma dilidir.</p>

<p>Şunu herkes bilmelidir:<br />
Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti, hiçbir baskıdan geri adım atmaz.<br />
Gazetecilerimiz tehditlere boyun eğmez.<br />
Gerçeği yazmaya, halkın sesini duyurmaya devam ederiz.</p>

<p>Bu süreçte yapılan tüm hakaret ve tehditler kayıt altına alınmaktadır. Hukuki haklarımız saklıdır ve gereken adımlar atılacaktır.</p>

<p>Bizler kavga değil, sorumluluk istiyoruz.<br />
Şov değil, hizmet istiyoruz.<br />
Tehdit değil, çözüm istiyoruz.</p>

<p>Ağrı halkının karla mücadelesini görmezden gelenler, eleştiriyi bastırarak değil; görevlerini layıkıyla yaparak bu tartışmaları bitirebilirler. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” ifadeleri yer aldı.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ağrı</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/ogc-baskani-aydin-gazetecilik-susturulamaz-tehditler-bizi-yildiramaz</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2026/01/screenshot-20260106-155220-commicrosoftofficeofficehubrow-edit-432231345476256.jpg" type="image/jpeg" length="65399"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tavukçu Erhan’da Kahkaha Attıran Ziyaret: Vali Koç’tan Tebessüm Ettiren Sözler]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/tavukcu-erhanda-kahkaha-attiran-ziyaret-vali-koctan-tebessum-ettiren-sozler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/tavukcu-erhanda-kahkaha-attiran-ziyaret-vali-koctan-tebessum-ettiren-sozler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tavukçu Erhan’da gerçekleşen esnaf ziyareti, bu kez kahkahalarla anıldı. Ağrı Valisi Mustafa Koç ile Ağrı İl Emniyet Müdürü Göksel Önder, Eskivan Caddesi’nde esnafla buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><br />
Tavukçu Erhan’da gerçekleşen esnaf ziyareti, bu kez kahkahalarla anıldı. Ağrı Valisi Mustafa Koç ile Ağrı İl Emniyet Müdürü Göksel Önder, Eskivan Caddesi’nde esnafla buluştu. Ziyaret kapsamında Erhan Arslan ve Cihan Yagişman’ın işlettiği Tavukçu Erhan Organik Tavuk işyerine de uğrayan Vali Koç, burada renkli anlara sahne olan bir sohbet yaşadı.</p>

<p>“Ağrılı Cüce Memo” lakabıyla tanınan Mehmet Kaplan’ın da katıldığı ziyarette samimi ve esprili diyaloglar çevredekileri gülümsetti. Cüce Memo’nun, hastanede sıra alamadığını ve bu nedenle sıra sisteminin kaldırılmasını istemesi üzerine Vali Koç, “Bu sırayı kaldırırsak karmaşa çıkar ama ben senin için randevu alacağım, sana göz doktorundan” sözleriyle karşılık verdi. Bu cevap, işyerinde tebessümlere yol açtı.</p>

<p>Sohbetin dozu artınca Cüce Memo bu kez “Kaymakamı ziyaret edeceğim, bana biraz para versin” deyince Vali Koç, “Bu günlük hakkını doldurdun Mehmet” diyerek kahkahaları attırdı. Vali Koç’u uğurlarken Cüce Memo, Emniyet Müdürü Göksel Önder’le de şakalaştı. “Sayın Valim bana bir döner yedirsin” sözleri üzerine Emniyet Müdürü Önder’in “Yarın yedirelim Mehmet” yanıtı, sohbete neşeli bir nokta koydu.</p>

<p>Ziyarette samimiyet ve gülümseme öne çıkarken, Tavukçu Erhan olarak bilinen Erhan Aslan da ziyaret dolayısıyla “Sayın Valimize teşekkür ederim” diyerek memnuniyetini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.kimlikhaber.com/vidyome/embed/280" webkitallowfullscreen=""></iframe><img alt="I M G 20251223 W A0025" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://kimlikhabercom.teimg.com/kimlikhaber-com/uploads/2025/12/i-m-g-20251223-w-a0025.jpg" width="2560" /></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ağrı</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/tavukcu-erhanda-kahkaha-attiran-ziyaret-vali-koctan-tebessum-ettiren-sozler</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Dec 2025 21:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/12/i-m-g-20251223-w-a0026.jpg" type="image/jpeg" length="99518"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Metiner: “SDG, Türkiye İçin Tehdit Midir?”]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/mehmet-metiner-sdg-turkiye-icin-tehdit-midir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/mehmet-metiner-sdg-turkiye-icin-tehdit-midir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>SDG, dün Türkiye için tehditti.</p>

<p>Çünkü SDG, PKK’nın Suriye’deki öteki adıydı.</p>

<p>Süreçle birlikte denklem değişmeye başladı.</p>

<p>PKK Öcalan’ın yeni paradigması temelinde tehdit olmaktan çıktığında SDG de tehdit olmaktan çıkacaktır.</p>

<p>PKK’nın kendini feshedip silahlarını yakması işlemi devlet ve toplumla bütünleşme evresiyle tamamlandığında, yani gönüllülük temelinde demokratik bir entegrasyon sağlandığında SDG kendiliğinden tehdit unsuru olmaktan çıkacaktır.</p>

<p>SDG, bu sürecin bir parçasıdır.</p>

<p>SDG’nin adil ve onurlu bir barış çerçevesinde Şam yönetimine entegrasyonu eksiksiz bir demokratik temsil ve merkezi güçlendirici yerinden yönetim modeliyle sağlandığında SDG tıpkı PKK gibi Türkiye ile bütünleşik bir güce dönüşecektir.</p>

<p>Herkesin kendisi gibi kalarak kendisini birlikçi bir anlayışla özgürce geliştirebileceği bir yeni Suriye devleti bu anlayış temelinde açıklanacak özgürlükçü anayasal bir zemine oturtulduğunda hem güçlü ve birleşik bir Suriye hem de müttefik güçleri çoğalmış bir Türkiye gerçekliği ortaya çıkacaktır.</p>

<p>İçeride Türk-Kürt ittifakı, Suriye’de de Arap-Kürt-Türk ittifakı güçlü bir biçimde sağlanmış olacaktır.</p>

<p>Türkiye’nin bölgedeki asıl gücünü Türk-Kürt ittifakı oluşturacaktır.</p>

<p>Türk-Kürt ittifakı sürekli bir tehdit veya güvenlik paranoyası denklemine sıkıştırılarak gerçekleştirilemez.</p>

<p>Terör ve güvenlik denkleminin dışındaki bir siyasal akılla yeni bir tanzim dönemine acilen geçilmelidir.</p>

<p>Bu tanzim sürecinin mimarı Türkiye olmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye’deki çözümün kurucu ve tanzim edici aklı, başka başkentler değil, Ankara olmalıdır.</p>

<p>O yüzden sürekli bazı çevrelerce pompalanan SDG tehdidinin gerçekte içeride ve dışarıda gerçekleştirmek istediğimiz o büyük ittifak projemizi darbelemeye yönelik bir sabotaj girişimi olduğu unutulmamalıdır.</p>

<p>Oyun bozan ve düzen kuran bir büyük siyasal aklı kuşandığımızda SDG ile birlikte cümle Kürtlerin aslında Türkiye’nin gücü olduğu da görülecektir.</p>

<p>Türkiye süreçle birlikte bunu yapmaya yöneldiği için o birileri bilerek SDG üzerinden oyun bozucu bir rol üstleniyor.</p>

<p>Öcalan’ın SDG üzerindeki dönüştürücü ve belirleyici rolünü ortadan kaldırmak için Türkiye’yi yanlış politikalara yöneltmek istiyorlar.</p>

<p>Türkiye bu oyunu da bozacaktır.</p>

<p>Öcalan’la İmralı’da yapılan görüşmenin olumlu sonuçları Suriye sahasında da görülecektir.</p>

<p>Dün Suriye’de çözüm sürecini sabote eden güçlere bugün tekrar Suriye’de çözüm sürecini sabote etmelerine izin verilmeyecektir.</p>

<p>Suriye’deki düğüm de çözülecek ve SDG’nin Türkiye için bir tehdit oluşturmadığı, tersine süreç içinde bir kazanıma dönüştüğü görülecektir.</p>

<p>Yeter ki süreç başarıyla hitama ersin.</p>

<p>İşte o vakit “tehdit” yerini “kazanım”a bırakacaktır.</p>

<p>Sürekli terör ve tehdit denklemi içinde konuşarak Türkiye’yi kendi akıllarınca çözümsüz mecralara sürmek isteyenler de temelli kaybedeceklerdir.</p>

<p>Az kaldı.</p>

<p>Bilgelikle ve cesaretle devam.<br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/mehmet-metiner-sdg-turkiye-icin-tehdit-midir</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/11/i-m-g-20251120-w-a0001.jpg" type="image/jpeg" length="79290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medya ve Siyaset Buluştu: Nihat Aydın'ın Suna Kepolu Ataman Ziyareti dikkatleri çekti!]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/ogc-genel-baskani-aydin-suna-kepolu-atamani-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/ogc-genel-baskani-aydin-suna-kepolu-atamani-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti (OGC) Genel Başkanı Nihat Aydın, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman ile bir araya gelerek bölgenin sosyolojik yapısından çözüm sürecine, kadın liderliğinden çok kültürlü yaşamın toplumsal karşılığına kadar birçok konu hakkında söyleşide bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>sorunun çözümünde bizzat yer aldığını belirten Kepolu, kan davalarının engellenmesi, gençlerin eğitimine destek, aşiret içinde sosyal barışın korunması gibi konularda yıllardır aktif rol oynadığını anlattı.</p>

<p>Silvan’ın köylerini, acılarını ve ihtiyaçlarını çok iyi bildiğini söyleyen Kepolu, siyasete girişinin doğal bir süreç olduğunu ifade etti. AK Parti’den milletvekili aday adayı olmasını “Siyaset benim için sadece bir görev değil; doğduğum topraklara olan borcumun bir parçası.” diyerek özetleyen Kepolu, "Oğlum iki kimliğiyle gurur duyuyor: Bu toprakların zenginliği budur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p><strong>"Önemli olan kimlik değil, birlikte yaşama iradesidir"</strong></p>

<p>Hem Kürt, hem Türk kimliğinin yaşamında yer ettiğini belirten Suna Kepolu, Trabzonlu bir Türk ile evli olmasının iki kültürü de harmanlamasına vesile olduğunu belirterek, “Trabzon’da bir Kürt gibi, Diyarbakır’da bir Türk gibi yaşadım. Önemli olan kimlik değil, birlikte yaşama iradesidir.” dedi.</p>

<p>Oğlunun iki kimliğiyle gurur duyduğunu söyleyen milletvekili Kepolu, bunun Türkiye’nin kültürel zenginliğini yansıttığını ifade ederek, “Barışın dili annelerdir; çözüm sürecinde annelerin kalbi çiçek açtı.” dedi. Bölgedeki gerginliklerin halktan değil, küçük provokatif gruplardan kaynaklandığını belirten Kepolu, halkın büyük çoğunluğunun bir arada yaşamayı istediğini kaydetti.</p>

<p></p>

<p><strong>"Kadınlar bölgede daha görünür ve aktif olacak"</strong></p>

<p>Bu arada çözüm sürecine dair değerlendirmede de bulunan Kepolu, “Bu süreç Türk annesi için neyse, Kürt annesi için de odur. O dönemde annelerin kalbinde çiçek açtı, umut yeniden yeşerdi." yorumunu yaptı. Kepolu, hem aşiret liderliğini, hem milletvekilliğini, hem de anneliği bir arada yürütmesinin, bölgenin değişen yapısının bir göstergesi olduğunu ifade ederek, kadınların bölgenin geleceğinde daha görünür ve etkili olacağına inandığını sözlerine ekledi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/ogc-genel-baskani-aydin-suna-kepolu-atamani-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Nov 2025 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/11/screenshot-20251114-170324-commicrosoftofficeofficehubrow-edit-329151157651779.jpg" type="image/jpeg" length="48777"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Metiner: “DEM Parti sürece zarar veren bir siyasadan kaçınmalı”]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/mehmet-metiner-dem-parti-surece-zarar-veren-bir-siyasadan-kacinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/mehmet-metiner-dem-parti-surece-zarar-veren-bir-siyasadan-kacinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><br />
“Öcalan’a Özgürlük!” eksenli söylem ve etkinlikler süreci dinamitlemek isteyenlerin arayıp da bulamayacakları bir zeminin oluşmasına sebebiyet veriyor.</p>

<p>Sürece destek veren kitlede yanlış anlaşılmaların boy atmasına yol açıyor.</p>

<p>Güvensizlik iklimine kapı aralıyor.</p>

<p>Süreci yürüten AK Parti-MHP ittifakının siyaseten elini zayıflatıyor.</p>

<p>DEM Parti yanlışta ısrar ederse süreci destekleyen kitlede oluşacak tepkinin büyümesi karşısında toplumsal rızada gedik açılır ve siyasi destek de sorunlar belirir.</p>

<p>DEM Parti sürecin başarısı için çalışıyorsa tuttuğu yol yanlış, benimsediği dil zararlı.</p>

<p>DEM Parti süreci bozmak istiyorsa veya süreci bozmak isteyenlerin değirmenine su taşımak istiyorsa o zaman hiç bir sözün anlamı olmaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sadece sürece yazık olur.</p>

<p>TBMM süreç komisyonunda yaptığım konuşmada da belirttiğim üzere çözümün aktörü olacak Öcalan’ın sorunun kendisine dönüştürmek, sürece yapılabilecek siyasi bir sabotaj olur.</p>

<p>DEM’in izlediği bu yanlış siyaset, yanlış bir tepkisellikle karşılandığında, ortaya tam da süreç karşıtlarının işine yaratan toplumsal ve siyasal bir iklim oluşuyor.</p>

<p>Öcalan’ın “Devlet ve toplumla bütünleşme” amacına yaslanan yeni paradigmanın siyasetini bir türlü inşa edemeyen DEM Parti’nin bu kez sürecin “Öcalan’a Özgürlük” gibi bir eksene oturtan bir eylemselliğe dönüştürülmesi akıl alır gibi değil.</p>

<p>DEM Parti’yi bu süreçte düşmanlaştıran bir dilden kaçınmak ne kadar gerekliyse DEM’in süreç karşıtlarının oyun planına göre davranan siyasaları karşısında uyarıcı bir fil kullanmak da o kadar gereklidir.</p>

<p>Sürecin son düzlüğünde DEM’in çok daha sorumlu, güven telkin eden, öfkesellikten ve tepkisellikten kaçınan ve en önemlisi herkesin hassasiyetini ortaklaştıran kuşatıcı bir siyasa izlemesi gerektiğini söylemek, sürecin selameti açısından tarihi bir borçtur.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/mehmet-metiner-dem-parti-surece-zarar-veren-bir-siyasadan-kacinmali</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/10/mehmet-metiner-xnb-w-cover.webp" type="image/jpeg" length="73216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Ağrı’da Ne Hallere Düştü?]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/chp-agrida-ne-hallere-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/chp-agrida-ne-hallere-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Ağrı’da, bir zamanlar taşıdığı misyon ve siyasal gücün çok uzağında bir tablo çiziyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi Ağrı’da, bir zamanlar taşıdığı misyon ve siyasal gücün çok uzağında bir tablo çiziyor. Geçtiğimiz günlerde “Ankara Kuşu” adlı sosyal medya fenomeni, CHP Ağrı İl Başkanı Ali Bayram’ın oğlunun uyuşturucu nedeniyle gözaltına alındığını ve bu olay sonrası partide bir değişim yaşanacağını iddia etmişti. Bu iddiaların hemen ardından CHP, 21 Ekim 2025 tarihinde Ağrı’da il kongresi düzenleyeceğini açıkladı.</p>

<p>Kongre öncesinde ise yerel medyaya yeni bir isim servis edildi: Erbil Baysal. Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı için adı geçen Baysal’ın, “heyecan yaratacağı” yönünde söylemlerle tanıtılması dikkat çekti. Ancak bu tanıtımların ardında ne gerçek bir taban ne de güçlü bir örgüt desteği bulunuyor.</p>

<p>Ah CHP… Ne hallere düştün!<br />
Bir Patnoslu gidiyor, yerine bir başka Patnoslu geliyor. Oysa CHP’nin il merkezi Ağrı Merkez; 110 bin nüfusuyla kentin kalbi konumunda. Ancak partinin kaderi ne yazık ki yine merkezin dışındaki isimlere emanet ediliyor. Önceki dönem Patnoslu il başkanının ardından şimdi de yine Patnoslu bir aday gündeme getiriliyor. Bu durum, CHP’nin Ağrı’da artık tükenme noktasına geldiğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merkezde adam mı kalmadı?<br />
Bir zamanlar Aslan ailesi bu partinin bayraktarlığını yapıyordu. Sosyal demokrat kimliğiyle, Atatürkçü çizgisiyle partiyi ayakta tutuyorlardı. Onlar sahneden çekilince, merkezde CHP’ye sahip çıkan kimse kalmadı. Bugün medyada parlatılmaya çalışılan Erbil Baysal’ın adını kimse duymamış durumda.</p>

<p>Dahası, Erbil Baysal Ağrı’da yaşamıyor. Aynı şekilde bir önceki başkan Ali Bayram da kente yabancıydı. Bu tablo, CHP’nin neden bir adım ileri gidemediğinin açık göstergesi. Ne yazık ki bu partinin bugün geldiği noktada, kimliksiz, aidiyetsiz, seçmenden kopuk bir anlayış hâkim.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, artık şapkasını önüne koymalı. “Ağrı’dan neden oy çıkaramıyoruz?” sorusunu kendine sormalı. Çünkü CHP Ağrı’da ne sahada, ne sokakta, ne de kalplerde var.</p>

<p>Bir zamanlar İbrahim Varol’un milletvekili adaylığı döneminde alınan oy, bireysel gayretin ve ailesel desteğin bir sonucuydu. Bugün ne Erbil Baysal’ın ne de bir önceki yönetimin bu potansiyele ulaşması mümkün görünmüyor.</p>

<p>Sonuç ortada:<br />
CHP Ağrı’da bitmiş durumda. Siyaseten tabela partisinden öteye gidemiyor. Yeni isimler de bu tabloyu değiştirecek nitelikte değil. Ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi, Ağrı’da bir kez daha kendi eliyle kendini tasfiye ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/chp-agrida-ne-hallere-dustu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 21:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/10/screenshot-20251016-215552-commicrosoftofficeofficehubrow-edit-46898574518775.jpg" type="image/jpeg" length="39659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Metiner: “Asırlık kardeşliğimiz ve ebedî birliğimiz için son şansımız”]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/mehmet-metiner-asirlik-kardesligimiz-ve-ebedi-birligimiz-icin-son-sansimiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/mehmet-metiner-asirlik-kardesligimiz-ve-ebedi-birligimiz-icin-son-sansimiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Demokrasi ve Birlik Derneği (DEMBİR-DER) Genel Başkanı Mehmet Metiner, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye” sürecinin tarihi bir dönüm noktasında olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Demokrasi ve Birlik Derneği (DEMBİR-DER) Genel Başkanı Mehmet Metiner, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye” sürecinin tarihi bir dönüm noktasında olduğunu belirtti.</p>

<p>“Asırlık kardeşliğimizin temellerini yeniden güçlendirmek için cesur adımlar atmalıyız” diyen Metiner, geçmişteki inkâr politikalarının sona erdiğini, şimdi kalıcı barışın sağlanması için ortak akla ve gönüllü bütünleşmeye ihtiyaç olduğunu vurguladı. Metiner konuşmasının geri kalan kısmında, “Tarihi bir görev ifa eden “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” olarak ülkemizin en önemli sorununun çözümü konusunda görüşlerimizi dinlemeye değer bulduğunuz için Demokrasi ve Birlik Derneği’miz (DEMBİR DER) adına yüce heyetinizi en kalbi teşekkürlerimizle birlikte saygıyla selamlıyoruz.</p>

<p>Biliyorum, yüce heyetiniz sorunu bilen birbirinden değerli milletvekillerinden oluşuyor. Pek çok değerli kişi ve kurum temsilcilerini de dinlediniz. O yüzden bilinenleri tekrar etmenin manası da, gereği de yok. Konuşmamın başında şu tarihi gerçekliğe değinmeyi bir borç biliyoruz.</p>

<p>Geçmişte bir inkar sorunumuz vardı. İnkardan kaynaklanan bu sorun süreç içinde silah sorununa dönüştü. Başka bir deyişle, dağ sorununa dönüştü. Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakan olduğu dönemde inkar sorunu tarihe gömüldü. Ama silah/dağ sorunu varlığını sürdürdü. PKK lideri Abdullah Öcalan “İnkar biterse isyan biter!” demişti.</p>

<p>Ama inkarı sonlandıran devlet/hükümet iradesi AK Parti iktidarı döneminde ortaya çıktığı halde isyan bitmedi. “Terörsüz Türkiye”, inkardan kabule evrildiğimiz yeni Türkiye’de hepimize kazandıracak ve ülkemizi tarih sahnesine güçlü bir biçimde çıkartacak kapsayıcı ve ileri demokratik adımlar atmamızı önündeki ikinci engeli bütünüyle kaldırma isteği ve iradesiyle ortaya çıktı.</p>

<p>İlk denemenin başarısızlığı hepimize ve ülkemize kan kaybettirdi. Aramıza fitne salarak asırlık kardeşliğimizi ve birliğimizi temelli bozmak isteyen güçlerin oyununu bozmak için cesur olmaya ihtiyaç vardı. Liderlik cesaret ister. Geçmişteki başarısızlıktan ürkerek adım atmaktan kaçınanlar tarih yazamazlar. MHP’nin bilge lideri Sn. Devlet Bahçeli bu cesareti gösterdi.</p>

<p>Geçen yıl 1 Ekim 2024’te meclis açılışında el sıkarak başlattığı hamleyi 22 Ekim 2024’te doğrudan PKK liderine yaptığı cesur çağrıyla taçlandırdı. Sn. Bahçeli’nin PKK’nın feshi ve silah bırakması yönündeki tarihi çağrısına Öcalan 27 Şubat’ta olumlu cevap verdi. Tam da Sn. Bahçeli’nin istediği türden bir cevaptı bu.</p>

<p>Öcalan örgütüne artık varlık nedenini yitirip anlam yoksunluğuna düştüğünü hatırlatarak koşulsuz şartsız kendisini feshedip silahlarını bırakmasını söylüyordu. Öcalan’ın bu tarihi çağrısı yeni bir paradigmaya yaslanıyordu.</p>

<p>O paradigmanın amacı da şu sözlerle netlikle ortaya konuyordu: “Devlet ve toplumla bütünleşmek.” Yani Öcalan devlet ve toplumla bütünleşmek için silahların koşulsuz bırakması talimatını veriyordu. Burada herkesin dikkatine sunmakta yarar gördüğümüz diğer konu da, bu silah bırakma talimatının PKK’nın tüm unsurlarını ve bileşenlerini kapsamasıydı.</p>

<p>Bu iki husus, yeni sürecin, kalıcı bir barışa evrilmesini sağlayacak temel unsurlardandı. Bu bir al-ver süreci değildi. Bir pazarlık süreci değildi. Bir yenme-yenilme süreci de değildi. Sayın Devlet Bahçeli’nin cesaretle başlatıp Sn. Cumhurbaşkanınız Recep Tayyip Erdoğan’ın da güçlü ve kararlı bir biçimde devlet projesine dönüştürdüğü gönüllü bir entegrasyon süreciydi bu. Öcalan bu gönüllü entegrasyon sürecine tam da Sn. Bahçeli’nin istediği yanıtı vererek tarihi bir fırsatın yeniden ortaya çıkmasını sağladı.</p>

<p>Bu aslında pozitif anlamda bir al-ver süreciydi. Silah yerine siyasetin, ölüm yerine hayatın ikame edileceği bir al-ver süreci, herkese kazandıracak bir barışın da temelini oluşturuyordu.</p>

<p></p>

<p><strong>SİLAH</strong> <strong>BIRAKMANIN</strong> <strong>ŞARTI</strong> <strong>DEMOKRASİ</strong> <strong>Mİ?</strong></p>

<p>Saygıdeğer Heyet Üyeleri,</p>

<p>Öcalan’ın 27 Şubat çağrısında açıklıkla ortaya konulduğu üzere silah bırakmanın şartı yoktu.</p>

<p>Öcalan ayrı ulus-devlet, etnik temelde federasyon ve özerklik talebinin yanısıra çözümsüzlüğe yol açabilecek kültüralist talepleri dahi amaç dışı bırakan yeni paradigmasıyla sorunun kalıcı çözümünü mümkün kılacak yeni bir fırsat sunuyordu.</p>

<p>Öcalan’ın örgüt mensupları için ortaya koyduğu tek amaç, “devlet ve toplumla bütünleşme” amacıydı.</p>

<p>Bunun için gerekli olan siyasi ve hukuki altlığın oluşturulmasına yaptığı vurgu, silah bırakmanın şartı değil, amaç olarak ortaya konan gönüllü bütünleşmenin sağlanması içindi.</p>

<p>Örgütünün Öcalan’ın çağrısıyla fesih ve silah bırakma kararı alması ve akabinde silah yakma töreniyle bunu bütün bir dünyaya duyurması, tarihi bir fırsatı tarihi bir kazanıma dönüştürme şansını önümüze koyuyordu.</p>

<p>Sn. Cumhurbaşkanımızın “Sürecin son düzlüğündeyiz” dediği ve Sn. Bahçeli’nin takdir ve teşekkürle karşıladığı bu süreç, “Terörsüz Türkiye” projesine dair umutlarımızı çoğalttı.</p>

<p>Bu sürecin kuşkusuz iki ayağı vardı.</p>

<p>Birincisi, fesihle birlikte silahların yakılıp gömülmesi.</p>

<p>İkincisi, güçlü demokratik hamlelerle Büyük Türkiye’nin, başka bir deyişle, “Türkiye Yüzyılı”nın inşası.</p>

<p>Bu konuda hem Sn. Cumhurbaşkanımızın hem Sn. Bahçeli’nin “Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa edeceğiz!” söylemi, nirengi önemdedir.</p>

<p>Sn. Cumhurbaşkanımızın “Biz farklılıklarımızla birlikte Türkiye’yiz” söylemi ile Sn. Bahçeli’nin “Hepimiz eşitiz Türkiye” söylemi, sürecin başarıyla hitamından sonra gerçekleşecek olan “Türkiye Yüzyılı”nın asıl amacını ve hedefini işaretliyordu.</p>

<p>Burada yanlış anlaşılmaması için iki önemli noktaya değinmekte yarar görüyoruz.</p>

<p>Birincisi, demokratikleşme, silah bırakmanın şartı değil, sadece sonucudur.</p>

<p>Demokratikleştirme herkes/hepimiz için ve pek tabii ülkemizin güçlü geleceği için gerekli olan her şeyin yapılmasıdır.</p>

<p>Güvenlik sorunu olmadığında bu adımların atılması hem sosyal barışımızı, hem millet olarak birliğimizi hem de devletimizin bekasını teminat altına almak için gerekli olan en birincil işimiz olmalıdır.</p>

<p>İkincisi, PKK lideri Öcalan’la yapılan görüşmelerin yalnızca silah/dağ sorununu çözmekle alakalı olduğu, bunun sonucunda hepimize kazandıracak kalıcı bir barışı sağlayarak silah yerine siyasetin ikame edileceği devlet ve toplumla gönüllü bütünleşmeyi sağlamakla alakalı olduğu gerçekliği asla unutulmamalıdır.</p>

<p>O birilerinin iddia ettiği gibi, Öcalan’ı/PKK’yı Kürtlerin temsilcisi olarak görüp Kürtlerle ilgili atılacak adımlarda Öcalan’ın/PKK’nın muhatap alındığı bir süreç değildir bu.</p>

<p>Zaten Öcalan’ın 27 Şubat deklarasyonunda da ne “Kürt sorunun çözümü” gibi bir amaç ortaya konulmaktadır ne de Kürtlerin haklarıyla veya geleceğiyle alakalı talepler söz konusu edilmektedir.</p>

<p>Demokratik siyaset yoluyla elde edilebilecek talepler için silahı şart görmek ne kadar gayrı meşru ve yanlış bir yol ise, silah bırakmanın şartını buna bağlamak da bir o kadar gayrı meşru ve yanlış bir yoldur.</p>

<p>Bu anlayış temelinde ortaklaşmak, çözüm için olmazsa olmaz bir öneme sahiptir.</p>

<p>Burada devlet/hükümet/meclis olarak yanlış yapmamak adına şu ayrımı unutmadan yol yürümek gerektiğini önemle hatırlatmak isteriz:</p>

<p>Türk-Kürt ittifakı için gerekli olan adımları atmaktan zinhar kaçınmamalıyız.</p>

<p>Kürt vatandaşlarımız için gerekli olan demokratik ve kültürel adımları PKK/silah sorunundan bağımsız olarak atmaktan kaçınmayan bir irade ortaya koymalıyız ki kardeşlik iddiamızda samimi olduğumuz tartışmaya açılmasın.</p>

<p>İnanıyoruz ki devletimiz/hükümetimiz/meclisimiz bu ayrımlar ekseninde atılması gereken adımları cesaretle atıp bu kanlı sorunumuzu ebediyen tarihe uğurlayacaktır.</p>

<p></p>

<p><strong>ÖLÜM</strong> <strong>YERİNE</strong> <strong>HAYATI</strong> <strong>SATIN</strong> <strong>ALMAK</strong> <strong>İÇİN</strong> <strong>ÖNERİMİZ</strong></p>

<p>Saygıdeğer Heyet Üyeleri,</p>

<p>Dağı bütünüyle boşaltmak, kalıcı ve adil bir barışı sağlamak, asırlık kardeşliğimizi ve birliğimizi ortak akide, tarihdaşlık ve kaderdaşlık temelinde pekiştirmek için önümüzde son bir şans duruyor.</p>

<p>Bu tarihi fırsatı kaçırmamalıyız.</p>

<p>İzninizle çözüm önerilerimizi sözün burasında yüce heyetinize saygıyla arz etmek istiyoruz.</p>

<p>Ölüm yerine hayatı ikame etmek için evvela dünü dünde bırakmamız gerekiyor. Düne takılanlar bugünümüzü heba ederler ve kazanımcı yarınlar inşa edemezler</p>

<p>Yaşanan tüm acıları ortak acımız olarak görmemiz gerekiyor.</p>

<p>Birbirimizi incitmeyen, örselemeyen ve ötelemeyen, tam tersine birbirimizi kazanmayı amaçlayan bir dil ve anlayış üzre olmamız gerekiyor.</p>

<p>Birbirimizden özür dileyerek birbirimizle kucaklaşmayı ve en önemlisi de birbirimizi affetmeyi bilmemiz gerekiyor.</p>

<p>Birbirimizle hesaplaşmak yerine birbirimizle helalleşmeyi başarmamız, dünü dünde bırakıp bugünü ve yarını birlikte inşa etmeye yönelmemiz gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sürecin toplumun bütün kesimleri tarafından sahiplenilmesi, barışın hem vicdani hem de milli temellerini güçlendirecektir.</p>

<p>Bu noktada annelerimizin şefkati, gençlerimizin inancı ve sivil toplum kuruluşlarımızın gayreti büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Çünkü anne, hangi kimlikten olursa olsun, evladının geleceğini huzur ve güven içinde görmek ister.</p>

<p>Annelerin duası, bu topraklarda barışın vicdanı ve merhametidir.</p>

<p>Gençlerimiz, geçmişin acılarını değil, geleceğin umudunu büyüten bir kardeşlik kuşağının taşıyıcısı olacaktır.</p>

<p>Sivil toplum kuruluşlarımız ise toplumun farklı kesimlerini bir araya getirerek birliğin sahadaki sesi, kardeşliğin vicdandaki nefesi olacaktır.<br />
Kalıcı barış, annelerin duasıyla, gençlerin inancıyla ve milletimizin el birliğiyle hayat bulacaktır.</p>

<p>Gönüllü bir büyük buluşmayı ve bütünleşmeyi sağlamak için sorunu kökten cesaretle çözmeye yönelmemiz gerekiyor.</p>

<p>Bu bağlamda yüce heyetinize şu somut önerilerimizi sunmayı tarihi bir vazife biliyoruz.</p>

<p>-Dağı bütünüyle boşaltmak ve dağ sorununu çözmek için silahlarını bırakıp gelmek isteyenlere ülkelerine ve evlerine dönüş yolunun açılmasını sağlamak gerek. Bunun için gerekli olan yasaların ve hukuki düzenlemelerin hiç bir tevile mahal bırakmayan bir açıklıkla yapılması şart.</p>

<p>Bu işlem etap etap gerçekleştirilebilir.</p>

<p>İlk etapta Sn. Bahçeli’nin belirttiği üzere suça karışmayan unsurların gelişleri sağlanmalıdır.</p>

<p>Nihai amacımız, silahların tümüyle yakılıp gömülmesi sonrasında dağdaki unsurların kademeli ve kontrollü bir plan çerçevesinde devletle ve toplumla bütünleşmesini sağlamak olmalıdır.</p>

<p>Dağı bütünüyle sorun olmaktan çıkartmak için köklü çözümden korkmamak lazım.</p>

<p>Geriye süreci enfekte edecek unsurların bırakılmamasına dikkat etmek, “Terörsüz Türkiye” projesinin başarısı için hayati öneme sahiptir.</p>

<p>-Fesih ve silah bırakma işleminin tamamlanması halinde örgüt aidiyeti, iltisakı, yardım-yataklık ve propaganda suçlarından ötürü cezaevlerinde bulunan unsurları topluma yeniden kazandıracak hukuki düzenlemenin yapılması.</p>

<p>-Yurtdışında benzer nedenlerle bulunan unsurların evlerine dönüşünün sağlanması.</p>

<p>Bu unsurlar için belirlenmiş makul bir kontrol ve denetim sürecinin sonucunda siyaset yapma hakkının tanınması.</p>

<p>Kazanımcı hukuki düzenlemelerle sorunların siyaset yoluyla çözümlenebileceği, tek çözüm yolunun demokratik ikna ve diyalog yolu olduğu görüldüğünde, gayrı kimsenin aklına ne silah gelir ne de şiddet.</p>

<p>Silahlarla birlikte silah kadar tehlikeli olan fikirlerimizi ve önyargılarımızı da toprağa gömmemiz gerekiyor.</p>

<p>Eski Türkiye’nin bizi birbirimize hasım kılan ezberlerini de tarihe uğurlamamız gerekiyor.</p>

<p>Fesih ve silah yakma işlemi için güçlü ve gönüllü bir irade ortaya konulmuşken terör ve terörist retoriğinin dışında kazanımcı bir anlayış inşa etmemiz gerekiyor.</p>

<p>Bizi birbirimize düşman kılacak veya sorunu çözümsüzlüğe itecek dilden uzaklaşmamız gerekiyor.</p>

<p>Birbirimizi farklılıklarımızla beraber kendinden bilen sahici bir anlayışı somut bir pratiğe dönüştürdüğümüzde inanıyoruz ki hepimize ve ülkemize kazandıracak bir yeni döneme de pek yakında evrilmiş olacağız.</p>

<p>Bunun için birbirimize inanmamız şart.</p>

<p>Birbirimize güvenmemiz şart.</p>

<p>Bu inanç ve güven iklimini oluşturduğumuzda çözüm kendiliğinden gelecektir.</p>

<p>Barışın kalıcılığı yalnız siyasetin değil, insan vicdanının ve ortak bilincin de desteğiyle mümkündür.</p>

<p>Bu süreçte toplumu bilgilendiren, yönlendiren ve ortak hakikati görünür kılan bütün alanların — özellikle basının, akademinin, sanatın ve düşünce dünyasının — büyük bir sorumluluğu vardır.</p>

<p>Barışın dili; haberlerde, ekranlarda, yayınlarda ve gündelik hayatta da inşa edilmelidir.</p>

<p>Ayrıştıran değil, birleştiren bir dilin çoğalması; öfkenin yerine umudu, ayrışmanın yerine birleşme bilincini koymak hepimizin ortak görevidir.</p>

<p>Gerçek barış, ancak toplumun her katmanında yankı bulduğunda ve ortak vicdanda kök saldığında kalıcı olur.</p>

<p>Bizim kendi aramızda çözemeyeceğimiz hiç bir sorunumuz yoktur.</p>

<p>Dahası ve en önemlisi, bu kanlı sorunu birlikte çözdüğümüzde hepimize ve ülkemize gerekli olan demokratikleşme adımlarını atmamak için de hiç bir sebep kalmayacaktır.</p>

<p>Ve o zaman göreceğiz ki attığımız bu adımlar ülkeyi bölmeye değil bütünleştirmeye yarıyor. Milletimizi parçalamaya değil daha iri ve diri kılmaya yarıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>SURİYE’DE</strong> <strong>YANLIŞA</strong> <strong>İZİN</strong> <strong>VERMEMELİYİZ</strong></p>

<p>Sayın Komisyon Üyeleri,</p>

<p>Benim de AK Partili bir milletvekili olarak içinde bulunduğum geçmişteki çözüm sürecimiz Suriye’de sabote edildi.</p>

<p>Başarıyla son düzlüğe taşıdığımız ikinci sürecimiz Suriye’de tekrar sabote edilmek isteniyor.</p>

<p>Buna izin vermeyen bir siyasal aklı kuşanmanız gerekiyor.</p>

<p>Zira bu bizim son şansımız.</p>

<p>Türkiye’nin bu kanlı sorununu çözerek bölgesel ve küresel bir aktör olmasını istemeyen malum güçlerin oyunu bozmak için birlikte hareket etmemiz şart.</p>

<p>Sürecin başarısını isteyen herkes birlikte hareket etmelidir.</p>

<p>Özellikle İsrail’in sürecin başarısı halinde kendisi için güçlü bir Türkiye’nin tehdit oluşturacağını görmesiyle başlayan sabotaj girişimleri konusunda tüm tarafların birlikte oyun bozucu rol üstlenmeleri şart.</p>

<p>Suriye sahasında sürecin sabote edilmesine kesinlikle izin verilmemelidir.</p>

<p>İsrail Suriye’de bir iç savaşı körüklemek istiyor.</p>

<p>Ahmed Şara yönetiminin bu oyunu bozacak herkesin temsiline açık ve herkesin anayasal haklarını güvence altına alan demokratik bir Suriye oluşturmasına ve bu bağlamda Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine önem veren bir yerde durmamız ne kadar gerekliyse, SDG’nin gönüllülük temelinde sisteme dahil edilmesini sağlayıcı bir konumda işlevsel olmamız da bir o kadar gereklidir.</p>

<p>Suriye yönetimi ile SDG arasında çıkan sorunları çözen ülke biz olmalıyız.</p>

<p>Tarih ve akidemize bize böyle bir sorumluluk yüklüyor.</p>

<p>Başlattığımız süreç, sadece Türkiye’yi değil Suriye’yi de kapsıyor. Dahası, tüm bölgeyi içeriyor.</p>

<p>Suriye’nin çözümü hem tarihi konumu, hem sosyolojisi, hem de yaşanılan uzun iç savaş dolayısıyla farklı kırılganlıkları ve güvensizlikleri özünde barındırdığı için farklılıklar arz ediyor.</p>

<p>Bu konuda daha diyaloga açık kazanımcı, kuşatıcı ve bir o kadar da sabırlı ve anlayışlı bir siyaset izlememiz son tahlilde bize büyük kazanç olarak geri dönecektir.</p>

<p>Suçlayıcı ve düşmanlaştırıcı dil, süreci bozmak isteyen İsrail’in işine yarar.</p>

<p>Suriye’de hiç bir grup kendini dışlanmış hissetmemelidir.</p>

<p>Kaba kuvvetle birlik sağlanmaz.</p>

<p>Dışlayarak bütünlük sağlanmaz.</p>

<p>“Hepimiz eşitiz Türkiye!” anlayışını “”Hepimiz eşitiz Suriye!” anlayışına dayalı bir Suriye siyasal mimarisine dönüşmesini sağlayabilirsek, işte o zaman hem toprak ve siyasi bütünlüğü sağlanmış bir Suriye’nin oluşmasına katkı sağlamış oluruz hem de başlattığımız sürecin Suriye ayağını da sorunsuz ve kansız bir biçimde çözmüş oluruz.</p>

<p>Suriye Kürtlerini Öcalan’ın yeni paradigması doğrultusunda devlet ve toplumla bütünleştirmeyi farklı bir çözüm modeliyle pekala başarabiliriz. Dahası ve en önemlisi Suriye Kürtlerini de bir bütün olarak yüzünü sadece Şam’a değil belki de Şam’dan daha çok Türkiye’ye döndürebiliriz.</p>

<p>Çünkü biz inanıyoruz bir bütün olarak bölge Kürtlerinin tercihi de, yönü de, kalbi de Türkiye’den yanadır.</p>

<p>Çünkü onlar farklı ulusal sınırların içinde yaşıyor olsalar bile Türkiye’yi kendi vatanları olarak görmektedirler.</p>

<p>Bu aidiyet duygusu asırlık kardeşliğimiz ve birliğimiz için hayati önemdedir.</p>

<p>O yüzden bu aidiyet duygusunu örseleyecek söz ve davranışlardan kaçınmak, hem sürecin başarısı hem de İsrail’in tuzağını bozmak için olmazsa olmaz bir öneme sahiptir.</p>

<p>Sayın Bahçeli’nin bu meyanda Öcalan’ın SDG’ye yeni bir çağrı yapması gerektiğine dair önerisi yerindedir.</p>

<p>Yüce heyetinizin Öcalan’la görüşmesi inanıyoruz ki bu sorunun çözümüne önemli bir katkı sağlayacaktır.</p>

<p>Bir kez daha önemle hatırlatmak isteriz ki Öcalan’ın çağrısı SDG’yi de kapsamaktadır. “PKK ayrı, SDG ayrı söylemi doğru değildir. Sadece Suriye’deki entegrasyon süreci Türkiye’dekinden farklı bir çözüm gerektiriyor.</p>

<p>Suriye’de tüm unsurların demokratik temsiline açık güçlü bir merkez oluşturulduğunda ve bu yeni Suriye’nin herkesin haklarını güvenceye alan bir anayasası benimsenip ilan edildiğinde merkez-yerel yönetim ilişkilerinin idari temelde yerel topluluğun sağlık, eğitim vb alanlarda kendini yönetmesine olanak sağlayacak biçimde tanzim edilmesi bölünmeyi değil bütünleşmeyi derinleştirir.</p>

<p>Tek devlet-tek bayrak-tek ordu formülü Türkiye’nin önderliğinde demokratik müzakerelerle pekala sağlanabilir.</p>

<p>Bu süreçte farklı önerileri peşinen reddetmeyen ve dayatma siyaseti izlemeyen demokratik bir müzakere süreci eminim ki Türkiye’nin öncülüğünde herkesi memnun edecek bir çözüme kavuşturulabilir.</p>

<p>Türkiye’nin sözü sözdür çünkü.</p>

<p>Türkiye’ye güvenen kazanır.</p>

<p>Türkiye ile yol yürüyen de kazanır.</p>

<p>Türkiye bir tarafın değil her kesimin emin olabileceği kudretli ve şefkatli bir büyük devlettir.</p>

<p>Suriye’de gönüllülük temelinde değil zorakilik temelinde birlik sağlama cihetine gidilmesi halinde bir büyük felaket kaçınılmaz hale gelir.</p>

<p>Bu yüzden Öcalan’ın SDG’yi Türkiye’deki sürecin ruhuna uygun bir biçimde Suriye’deki merkezi sisteme dahil etme ve arzulanan gönüllü entegrasyonu sağlama yönündeki çağrısının biz de Sn. Bahçeli gibi hem gerekli hem de yararlı olacağına inanıyoruz.</p>

<p>10 Mart mutabakatı SDG’nin silah bırakmasını değil, yönettiği bölgedeki idari ve askeri kurumlarıyla beraber yeni Suriye devletine gönüllülük temelinde entegrasyonunu amaçlıyor.</p>

<p>Bunun için Suriye yönetiminin ilk üç maddede taahhüt ettiği şartları bir an önce yerine getireceğine dair bir pratik ortaya koymasını da teşvik etmek gerekir.</p>

<p>Biz Demokrasi ve Birlik Derneği olarak Sn. Bahçeli’nin talebi doğrultusunda Öcalan’ın yapacağı çağrıyla ve Türkiye’mizin 10 Mart mutabakatının bir bütün olarak uygulanmasını sağlayacak katkılarıyla Suriye’de sürecimizi sabote etmeyi planlayan İsrail’in tuzağının boşa düşürülebileceğine yürekten inanıyoruz.</p>

<p>SDG’yi düşmanlaştıran anlayışın da, Şam’la bütünleşme sürecini Kürtlere ihanet olarak görüp bu süreçte İsrail’le iş tutup etnik bir federasyona sahip olmayı ısrarla salık veren azınlıkçı grubun anlayışını da zararlı ve tehlikeli buluyoruz..</p>

<p>Birinci anlayış Şam’la beraber Türkiye’ye, ikinci anlayış da Suriye Kürtlerine kaybettirir.</p>

<p>SDG içindeki veya çevresindeki azınlıkçı güruhun anlayışına bakarak topyekûn SDG’yi “İsrail’in uşağı” diye suçlamak, İsrail’in oyun planına hizmet eden ve sürecimize de zarar veren bir yaklaşım tarzıdır.</p>

<p>Bu yaklaşım üzerinden Türkiye’yi SDG’nin üstüne sürüp sorunu askeri yollarla çözmek gerektiğini salık veren süreç bozguncusu kişi ve çevrelerin telkinlerini de kapı dışarı etmek, sürecin selameti açısından en gerekli davranıştır.</p>

<p>Yüce heyetinize son sözümüz şudur:</p>

<p>Biz bu kez başaracağız.</p>

<p>Birlikte başaracağız.</p>

<p>Tünelin ucundaki ışık çoktan göründü.</p>

<p>Şimdi cesur adımlarla süreci taçlandırma vaktidir.</p>

<p>Tarihi fırsatı tarihi kazanıma dönüştürmek bizim elimizde.</p>

<p>Tam da o eşikte duruyoruz.</p>

<p>Süreci uzatmadan cesaretle adım atmalıyız.</p>

<p>İçeride Türk-Kürt ittifakını, Suriye’de ve Irak’ta da Türk -Kürt-Arap ittifakını gerçekleştirerek birlikte yeni bir tarih yazabiliriz.</p>

<p>Yeni bir döneme kapı araladık.</p>

<p>Şimdi cesaretle adım atma vaktidir.</p>

<p>Güvensizlik iletine yenik düşmeden birbirimize güvenerek yol yürümeliyiz.</p>

<p>Birbirimizin hassasiyetini kaşımayan ortak bir hat inşa etmeliyiz.</p>

<p>Süreci yürüten tarafların milletimizin hassas olduğu konularda kaşıyıcı ve kışkırtıcı bir fil kullanmamaları, ortak bir güven iklimin oluşması için elzemdir.</p>

<p>Çözüm odaklı bir duyarlı ve sorumlu dil inşa etmek yerine şayet herkes kendi tarafının hassasiyetine oynayan sorunlu dil üzerinden yol yürürse, çözüm için gerekli olan güven iklimi oluşmaz.</p>

<p>Gün meclis kürsüsünden veya başka kürsülerden o eski Türkiye’nin ağzıyla nara atma veya kendimizi gösterme günü değil, hassasiyetlerimizi ortaklaştıran ve bizi birbirimizle bütünleştiren dili kuşanma günüdür.</p>

<p>Bu bağlamda Öcalan merkezli sözlerden uzak durmak, çözüme katkı sağlayacak Öcalan’ı sorunun kendisine dönüştürmek gibi bir yanlıştan kaçınmak demokratik siyasetin görevi olmalıdır.</p>

<p>Birbirimizi affedebildiğimizi/affedebileceğimizi göstererek yeni dönemin inşasını hızlandırabiliriz.</p>

<p>Sembolik küçük adımlar, büyük adımları beraberinde getirir.</p>

<p>“Ben yaptım sıra sende! Sen tamamına erdirirsen ben gereğini yaparım!” türünden lafları ne aklımızdan geçirmeliyiz ne de dilimize dökmeliyiz.</p>

<p>Sürecin başarıyla hitamı için gerekli güven pratiğini acilen oluşturmak, hayati önem arz ediyor.</p>

<p>Komisyonunuz bu pratiğin oluşması için tarihi bir misyona sahip.</p>

<p>İnanıyoruz ki hazırlayacağınız rapor doğrultusunda yüce meclisimiz bir devlet projesi olarak yürütülen “Terörsüz Türkiye” projesinin başarısı için gerekli olan siyasi ve hukuki altlığın oluşturulması için cesaretli adımları atmaktan kaçınmayacaktır.</p>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi ifa ettiğiniz bu tarihi görev dolayısıyla bir kez daha derneğimiz adına saygıyla selamlıyor ve çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/mehmet-metiner-asirlik-kardesligimiz-ve-ebedi-birligimiz-icin-son-sansimiz</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/10/screenshot-20251009-150749-commicrosoftofficeofficehubrow-edit-186717243216476.jpg" type="image/jpeg" length="96672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Metiner: “Tekrar silahlar konuşsun istiyorlar”]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/mehmet-metiner-tekrar-silahlar-konussun-istiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/mehmet-metiner-tekrar-silahlar-konussun-istiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu ülkede birileri istiyor ki silahlar susmasın, silahlar yakılıp kül olmasın.</p>

<p>Silahını bırakmak isteyenlere kalıcı barışı sağlayacak bir eve dönüş sağlanmasın.</p>

<p>Yurtdışına gitmek zorunda kalanlar geri dönmesin.</p>

<p>Cezaevlerindekiler zinhar affedilmesin.</p>

<p>Hatta cezaevleri tıklım tıklım doldurulsun.</p>

<p>Bu ülkede birileri Suriye’nin kuzeyine askerimiz operasyon yapsın ki süreç bozulsun istiyorlar.</p>

<p>Barış kelimesinden rahatsızlık duyuyorlar.</p>

<p>Affetmek kelimesi bile onların tüylerini diken diken ediyor.</p>

<p>Tekrar silahlar konuşsun istiyorlar.</p>

<p>Tekrar terör tırmansın.</p>

<p>Kardeş kardeşi öldürsün.</p>

<p>Kürt de Türk de Türkiye de kaybetsin.</p>

<p>Çünkü o birilerinin varlık sebebi bu.</p>

<p>Sorun çözüldüğünde varlık nedenlerini kaybedeceklerini görüyorlar.</p>

<p>O yüzden o birileri bir bakıyorsunuz bilge lider Bahçeli’den bile daha devletçi ve milliyetçi kesiliyor.</p>

<p>O birileri de Reis’in ve AK Parti’nin arkasına sığınıp Reis’in ve AK Parti’nin varlık nedenini oluşturan akideye, tarihsel misyona ve kuruluş ruhuna ters laflar edebiliyorlar</p>

<p>Süreç zeval bulursa zil takıp oynayacaklar biliyorum.</p>

<p>“Demedik mi?” diyecekler.</p>

<p>Türkiye’de kanlı sorunu çözüp herkese ve Türkiye’ye kazandırmak niyetinden başka niyetle konuşmayan hasbi vatansever ve milliyetçi insanlara edepsizce şarlayacaklar biliyorum.</p>

<p>Bunu milliyetçilik ve vatanseverlik kisvesinde yapacaklar</p>

<p>Süreç başarıyla hitama ererse biliyorum sürecin mimarları olarak öne atılacaklar.</p>

<p>Türkiye zincirlerinden kurtulmalı.</p>

<p>Bunun için gerekli olan cesareti göstermeli.</p>

<p>“Devlet ve toplumla bütünleşme”yi mümkün kılacak her adımı cesaretle atıp bu tarihsel fırsatı tarihi bir kazanıma dönüştürmeliyiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/mehmet-metiner-tekrar-silahlar-konussun-istiyorlar</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Oct 2025 21:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/10/screenshot-20250620-141804-commicrosoftofficeofficehubrow-edit-23383596763370-3.jpg" type="image/jpeg" length="64006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Faruk Kaya: “Geleceğimiz Tehlikede”]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/prof-dr-faruk-kaya-gelecegimiz-tehlikede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/prof-dr-faruk-kaya-gelecegimiz-tehlikede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin geleceği açısından aile kurumunun önemine dikkat çeken Prof. Dr. Faruk Kaya, aile yapısındaki zayıflamanın toplumsal temelleri sarstığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin geleceği açısından aile kurumunun önemine dikkat çeken Prof. Dr. Faruk Kaya, aile yapısındaki zayıflamanın toplumsal temelleri sarstığını belirtti. 2025’in “Aile Yılı” olarak ilan edilmesinin tesadüf olmadığını vurgulayan Kaya, boşanmaların artması, doğurganlık oranlarının düşmesi ve gençlerin evliliğe ilgisinin azalmasının geleceği tehdit ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜİK verilerine göre son 20 yılda evliliklerin azalırken boşanmaların iki katına çıktığını hatırlatan Kaya, “Doğurganlık oranı 1,48’e gerilemiş durumda. Bu, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,1 seviyesinin çok altında. Ağrı gibi muhafazakâr bölgelerde bile evlilikler azalıyor, boşanmalar artıyor” dedi.</p>

<p>Küresel yozlaşmanın aile kurumunu zayıflattığını belirten Kaya, çözümün milli ve manevi değerlerin korunması, eğitim sisteminde ailenin merkeze alınması, aile içi iletişimin güçlendirilmesi ve gençlere evlilik konusunda destek olunması olduğunu vurguladı.</p>

<p>Kaya, aileyi yalnızca ekonomik önlemlerle değil, aynı zamanda sabır, hürmet, muhabbet ve fedakârlık gibi manevi değerlerle ayakta tutmak gerektiğini ifade ederek, “Güçlü bir Türkiye’nin yolu güçlü aile yapılarından geçer” değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/prof-dr-faruk-kaya-gelecegimiz-tehlikede</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Oct 2025 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/10/i-m-g-20251002-w-a0003.jpg" type="image/jpeg" length="97831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İş insanı Yavuz Yükselir ihanete uğradı!]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/is-insani-yavuz-yukselir-ihanete-ugradi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/is-insani-yavuz-yukselir-ihanete-ugradi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Erzurumlu İş insanı Yavuz Yükselir’in Azerbaycanlı G.N. isimli sekreterinin 10 milyon Euro’luk bir hırsızlık, yağma ve dolandırıcılık gerçekleştirdiği iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye ve Azerbaycan medyasında çıkan haberlere göre, İstanbul’da uluslararası yatırımlarıyla tanınan Erzurumlu İş insanı Yavuz Yükselir, uzun yıllar güvendiği asistanı G. N. tarafından akıl almaz bir planla soyuldu. İddialara göre N. , yalnızca hırsızlık ve dolandırıcılık yapmakla kalmadı, aynı zamanda bir kuyumcu, bir taksici, bir fotoğrafçı, site yöneticileri ve tutuklu eski bir belediye başkan yardımcısının kızıyla birlikte organize bir çetenin yöneticisi olarak hareket etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayın başlangıcı 2014 yılına dayanıyor. Fakir bir aileden geldiği gerekçesiyle işe alınan Azerbaycan vatandaşı G. N., yıllar içinde Yavuz Yükselir ve eşi Rakel Hanım’ın güvenini kazanarak aileden biri gibi kabul gördü. Çift, yurt dışına çıktığında evlerinin anahtarlarını dahi ona emanet etti.</p>

<p>Bir süre sonra Yavuz Yükselir, Almanya’da hukuki sorunlarla karşılaşınca Türkiye’ye dönemedi. Eşi Rakel Hanım ise hem ikiz bebeklerini dünyaya getirdi, hem de annesini kaybettiği için uzun süre Türkiye dışında kaldı. Bu süreçte Yavuz Yükselir, eşi için İstanbul’da bir ev satın alınması talimatını verdi. Ancak ev, Türkiye’ye gelememeleri nedeniyle formalite gereği G.N.’nin üzerine alındı.</p>

<p>Aile, parayı eksiksiz ödedi ve banka dekontları da bu durumu kanıtladı. Fakat iddiaya göre N. , şeytani planını bu noktada devreye soktu ve evin kendisine ait olduğunu öne sürerek sattı. Dahası, Rakel Hanım İstanbul’a gelip evde kalmak istediğinde site yöneticileri onun girişine izin vermedi. Çünkü talimatı G. N. vermişti.</p>

<p>İddialara göre N.yalnızca evi satmakla kalmadı; Yükselir çiftinin en değerli eşyalarını da gasp etti. Pırlantalar, külçe altınlar, koleksiyonluk saatler, tesbihler ve dünyaca ünlü markaların çantaları organize bir şekilde elden çıkarıldı. Bir kısmı kuyumcu sevgilisi aracılığıyla satıldı, bir kısmı ise yurt dışına kaçırıldı.</p>

<p>İşadamı Yavuz Yükselir’in yüreğini acıtan en acı olay ise, kızının oyuncaklarının bile çalınıp satılması. Mağdur işadamı, “2 yıl boyunca göremediğim kızım İzabel’in oyuncağıyla birlikte çekilen fotoğrafına saatlerce baktım, içim yandı. Yıllarca ekmeğimi yiyen G. ’in bu kadar hain ve kötü bir mahluk olabileceğini düşünemedim. Meğer evimizde bir insan değil, zehirli bir yılan beslemişiz!” diyor.</p>

<p>Olayın en çarpıcı kısmı ise valiz planı oldu. N. , güvenlik kameralarını açarak Yükselir ailesine ait kıymetli saatleri ve altınları torbalara dolduruyormuş gibi yaptı. Daha sonra bunların yerine peçetelere sarılı taşları bir valize koyup kilitledi ve Yavuz Yükselir’in annesi ile teyzesi Melike Hanım’a gönderdi.</p>

<p>Valizin açılmaması için “Yavuz Bey’in talimatı var” denildi. Ancak aile valizi içinde peçeteye sarılı taşlar olduğunu bilmeden evde değil, garajdaki bir otomobilin bagajına koyarak sakladı. Bir süre sonra eve gizlice giren birinin tüm odaları aradığı fakat valizi bulamadan evden ayrıldığı kamera kayıtlarına takıldı. Bu kişinin yine Yavuz Yükselir’in daha önce yanında çalışan fotoğrafçı Murat olduğu anlaşıldı.</p>

<p>İddialara göre; kıymetli eşyaları Yavuz beyin annesine göndereceğini söyleyerek video çeken G. N., peçeteye sarılı taşlarla dolu çantayı fotoğrafçı Murat’ın çaldığını ileri sürüp, kendisini temize çıkaracaktı. Suç fotoğrafçı Murat’a kalacaktı. Ancak ailenin valizi başka bir yerde saklamasıyla bu plan bozuldu. Olaylardan habersiz Yavuz Yükselir’in yaşlı annesi ve teyzesi, yaşanan tuhaflıklardan şüphelenerek, Yusuf isimli uzun yıllardır Yavuz beyin yanında çalışan bir kişiyle birlikte valizi açtı. İçinden çıkan şey, altınlar veya pırlantalar değil, yalnızca taşlarla doldurulmuş paketlerdi. Böylece G. N. ’nın “hırsızın üzerine yıkıp sıyrılma” planı suya düştü.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan suç duyurusu üzerine dava açıldı. Dosyada G.N.’nın yanı sıra kuyumcu, taksici, site yöneticileri, fotoğrafçı ve halen rüşvet almaktan tutuklu eski bir belediye başkan yardımcısının kızı da şüpheli olarak geçiyor.</p>

<p>Yavuz Yükselir, yaşadığı şoku, “Yıllarca ailemden biri gibi gördüğüm, evimizin anahtarını teslim ettiğim kişi bize böyle bir tuzak kurdu. Şeytani bir planla hem malımızı hem güvenimizi gasp etti. Ama yargı önünde bunun hesabını verecekler.” sözleriyle ifade etti.</p>

<p>Ortaya çıkan bu tablo, yalnızca bir hırsızlık değil, aynı zamanda çok yönlü bir organize suç girişimi olarak değerlendiriliyor. Yükselir ailesinin yıllarca güvendiği Azerbaycan uyruklu asistanın ihaneti, Türkiye’de ve Azerbaycan’da büyük yankı uyandırmaya devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/is-insani-yavuz-yukselir-ihanete-ugradi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Sep 2025 18:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/09/screenshot-20250929-174254-commicrosoftofficeofficehubrow-edit-625757363114563.jpg" type="image/jpeg" length="89821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Ağrı’da Uyuşturucu İddiası ve İl Başkanlığı Değişimi]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/chp-uyusturucu-iddiasi-ve-il-baskanligi-degisimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/chp-uyusturucu-iddiasi-ve-il-baskanligi-degisimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada Ankara Kuşu isimli X hesabı, CHP Ağrı İl Başkanı Ali Bayram’ın oğlu Y.B uyuşturucu maddeyle yakalanarak cezaevine gönderildiğini iddia etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Sosyal medyada Ankara Kuşu isimli X hesabı, CHP Ağrı İl Başkanı A.B. oğlu Y. B uyuşturucu maddeyle yakalanarak cezaevine gönderildiğini iddia etti. Söz konusu iddia, parti teşkilatında şok etkisi yarattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Zaten uzun süredir görevden alınacağı konuşulan İl Başkanı A.B yönelik bu gelişme, sürecin hızlanacağı yönünde yorumlandı.</p>

<p></p>

<p>CHP tabanında, parti merkezinin Ağrı’dan çok Patnos merkezli yönetildiği eleştirileri dile getirilirken, yaşanan son olay “tuz biber” olarak nitelendiriliyor. Partililer, CHP’nin Ağrı’da tabela partisi görüntüsünden çıkması için güçlü ve güven veren bir değişimin şart olduğunu belirtiyor.</p>

<p></p>

<p><img alt="A31E58C0 A603 426D 9Ff7 Ad0Cb636C50F" height="867" src="https://agrihursesnet.teimg.com/agrihurses-net/uploads/2025/09/a31e58c0-a603-426d-9ff7-ad0cb636c50f.jpeg" width="1284" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/chp-uyusturucu-iddiasi-ve-il-baskanligi-degisimi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Sep 2025 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/09/i-m-g-20250920-w-a0003.jpg" type="image/jpeg" length="95124"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AİÇÜ’de Genel Sekreter Yardımcılığına Müslüm Özer Getirildi]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/aicude-genel-sekreter-yardimciligina-muslum-ozer-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/aicude-genel-sekreter-yardimciligina-muslum-ozer-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AİÇÜ'de uzun yıllardır farklı birimlerde görev yapan Müslüm Özer, 16 Eylül 2025 itibariyle Genel Sekreter Yardımcılığına getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) yönetim kademesinde önemli bir atama gerçekleşti. Üniversitede uzun yıllardır farklı birimlerde görev yapan Müslüm Özer, 16 Eylül 2025 itibariyle Genel Sekreter Yardımcılığına getirildi.</p>

<p>1997 yılında başladığı iş hayatına Türk Telekom’da adım atan Müslüm Özer, 2005’ten itibaren üniversite bünyesinde görev aldı. Sağlık Yüksekokulu ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda sekreterlik görevlerini üstlenen Özer, 2015’te Fen Edebiyat Fakültesi’nde fakülte sekreteri oldu. Nisan 2025’ten bu yana ise Rektörlük Özel Kalem Müdürü olarak görev yapıyordu.</p>

<p>Tecrübeli idareci, şimdi de Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı olarak çalışmalarını sürdürecek. Orta Doğu Gazeteciler Cemiyeti olarak Sayın Müslüm Özer’e yeni görevinde başarılar diliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ağrı</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/aicude-genel-sekreter-yardimciligina-muslum-ozer-getirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Sep 2025 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/09/screenshot-20250917-171559-commicrosoftofficeofficehubrow-edit-136911804465997.jpg" type="image/jpeg" length="75059"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gelecek Valiler Kararnamesi ile Ağrı Valisi’nin akıbeti ne olacak?]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/gelecek-valiler-kararnamesi-ile-agri-valisinin-akibeti-ne-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/gelecek-valiler-kararnamesi-ile-agri-valisinin-akibeti-ne-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla, Eylül Ayının ikinci yarısına kalabileceğini konuşulan Valiler Kararnamesi ile Ağrı Valiliği’nde nasıl bir sürecin olacağı kulislerde konuşulmaya başlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><br />
Valiler Kararnamesi için geri sayım sürerken Ankara kulisleri takvimin, olası kabine değişikliğinin ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla, Eylül’ün ikinci yarısına kalabileceğini konuşuyor. TBMM’nin Eylül ayındaki açılışı da sürecin bu döneme denk gelmesi ihtimalini güçlendiriyor.</p>

<p>Ağrı cephesinde ise gözler, görev süresi üç yıla yaklaşan Ağrı Valisi Mustafa Koç’a çevrilmiş durumda. Kulislerden edinilen bilgilerine göre, Vali Koç’un görev yerinin değişmesi “kuvvetle muhtemel” senaryolar arasında anılıyor; üstelik “merkeze çekilme” yerine başka bir ile görevlendirilmesi ihtimali daha çok dillendiriliyor.</p>

<p>Yerel çevrelerde Koç’a yöneltilen eleştiriler arasında yalnızca açılış ve temel atma törenlerinin sınırlı kalması değil, Ağrı’ya yeni yatırım ve yatırımcı çekme konusunda zayıf bir performans sergilediği iddiası da öne çıkıyor. Büyük emeklerle kurulan Tekstil Kent’in atıl kalıp adeta ‘harabeye’ döndüğü yönündeki değerlendirmeler, STK’lar arasında ayrım yapıldığı ve vatandaşların randevu taleplerine dönüşlerde aksama yaşandığı eleştirileriyle birlikte dile getiriliyor.</p>

<p>Süreçte dikkat çeken başlığın ise siyasal denge olduğu vurgulanıyor. Kulislerde, bazı siyasetçilerin Vali Mustafa Koç’un görevde kalması yönünde yoğun baskı yaptığı konuşuluyor. Buna karşılık, kent kamuoyundan ve çeşitli STK’lardan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya “Ağrı’ya yeni bir vali” yönünde taleplerin iletildiği ifade ediliyor. Bu iki karşıt eğilim, kararnamenin Ağrı ayağında belirleyici faktörlerden biri olarak görülüyor.</p>

<p>Konuyla ilgili henüz bir resmî açıklama yok. Nihai tablo, valiler kararnamesinin Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla netlik kazanacak; atama takvimiyle birlikte Ağrı’daki yönetim senaryoları da açıklığa kavuşacak.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ağrı</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/gelecek-valiler-kararnamesi-ile-agri-valisinin-akibeti-ne-olacak</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Sep 2025 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/09/479151-image1.jpg" type="image/jpeg" length="54810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çözüm Sürecine Anlamlı Destek]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/cozum-surecine-anlamli-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/cozum-surecine-anlamli-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[21. Dönem Diyarbakır Milletvekili Abdulbaki Erdoğmuş’un koordine ettiği yaklaşık yüz kişilik aydın, siyasetçi, akademisyen, yazar, kanaat önderi ve iş inşalarından oluşan bir grup Çözüm Süreci Mutabakatı'na destek için imza verdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><br />
21. Dönem Diyarbakır Milletvekili Abdulbaki Erdoğmuş’un koordine ettiği yaklaşık yüz kişilik aydın, siyasetçi, akademisyen, yazar, kanaat önderi ve iş inşalarından oluşan bir grup Çözüm Süreci Mutabakatı'na destek için imza verdiler.</p>

<p>Eski milletvekili Abdulbaki Erdoğmuş’un koordinesinde hazırlanan ‘Demokrasi Ve Barış’ ortak paydasında Türkçe ve Kürtçe metinlerde, “Yaklaşık 50 yıldır adı konulmamış çok yönlü bir çatışma ve savaş yaşıyoruz. Seksen bin insanımız hayatını kaybetmiş, milyonlarcası mağdur olmuştur. İki Trilyon doları aşan bir harcamaya ve ülkenin maddi kaynaklarının tüketilmesine yol açmıştır. Tek tesellimiz; bunca uzun zamana rağmen etnik kitlesel çatışmaların yaşanmamış olmasıdır. Bu durum, Türkler ve Kürtler başta olmak üzere toplumsal birlikteliğin ve birlikte yaşama arzusunun en üst seviyede olduğunun açık bir göstergesidir.</p>

<p>Konjonktürel, ulusal, bölgesel ve uluslararası gelişmelerin etkisi olsa da Örgütü silah bırakma noktasına getiren asıl nedenin; toplumun birlikte yaşama inancı ve kararlılığı olduğuna inanıyoruz. Bu durumu, devlet aklının ve toplumsal sağduyunun kesiştiği nokta olarak görüyoruz.</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 20 Ekim 2024 tarihinde yaptığı tarihi çağrının PKK lideri Abdullah Öcalan tarafından olumlu karşılık bulması söz konusu çatışmaların sona erdirilmesi için yeni bir umut olmuştur. Özellikle örgütün kendini feshetmesi ve silahlı mücadeleye son vermesi, çatışmasızlık yolunda atılmış en önemli adım olduğunu düşünüyoruz.</p>

<p>Çatışmaların, acıların, gözyaşlarının ve kayıpların hepimize ağır bedeller ödettiğini biliyoruz. Artık hiçbir annenin gözyaşı dökmesini, hiçbir gencin geleceğini kaybetmesini istemiyoruz. Bizim ortak irademiz, şiddetin ve çatışmaların sona erdiği, diyalog ve karşılıklı anlayışa dayalı kalıcı bir barışın tesis edilmesidir.</p>

<p>Beklentimiz; yüz yıllık cumhuriyetin artık demokratik değerlerle taçlandırılması ve halkımızın hak ettiği yüksek standartlı demokrasiye geçmesidir. Böylece insanlarımızın artık şiddet ve silah ihtiyacı duymadan sorunlarının demokratik yollardan çözülebileceğine inanmaları sağlanmış olacaktır.</p>

<p>Başta Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan olmak üzere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve PKK lideri Abdullah Öcalan’ın kararlı tutumları sonucu “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurularak sürecin TBMM’nin inisiyatifine bırakılması bu istikamette atılmış önemli adımlar olarak değerlendiriyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un öncülüğünde ve desteğinde yürütülen Komisyon çalışmaları toplumun sürece ilişkin umutlarını arttırmıştır. Ancak komisyon çalışmalarını en kısa zamanda tamamlayarak önerilerini TBMM’ye sunmasını ve Meclis tarafından da öncelikli gündeme alınmasını sürecin akamete uğramaması için zorunlu görüyoruz. Zira sürecin uzaması ulusal ve uluslararası güçlerin provokasyonuna açık hale getirecektir.</p>

<p>Bu nedenle silahsızlanma ve toplumsal barışın kalıcı güvencesi olacak yasal ve anayasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilerek sivil ve siyasal alanın normalleştirilmesini, şiddetten uzak, özgürlükçü ve çoğulcu bir siyasal ortamın inşa edilmesini ülkemiz için acil ve öncelikli görüyoruz.</p>

<p>Halkımızın beklentisi açıktır: Hukuk, demokrasi ve eşitlik temelinde kalıcı bir barış. Kuşkusuz bu beklentiye kayıtsız kalınamaz.</p>

<p>Bizler, Türkiye’nin temel sorunlarına ilgili ve duyarlı bireyler olarak bu süreci; silahlı çatışmaların sona erdirilmesi ve toplumsal barışın tesis edilmesi için “tarihi bir fırsat” olarak görüyoruz. Amacımız, silahsızlanma ve çözüm konusunda varılan mutabakatın hayata geçirilmesine destek vermektir. Çözüm aramak yalnızca siyasi aktörlerin değil, toplumun tamamının meselesidir.</p>

<p>Bu bağlamda bizler bu sorumluluğu omuzlarımızda hissediyor, yeni sürecin yanında olduğumuzu ve her koşulda barışı, demokrasiyi ve kardeşliği savunacağımızı ilan ediyoruz. Bu nedenle, her bireyi ve her kesimi sürece katkı sunmaya davet ediyoruz.</p>

<p>Bizler, bu topraklarda yaşayan bütün yurttaşların ortak geleceğini hukuk güvencesinde, barış, demokrasi ve kardeşlik içinde birlikte yaşama iradesinde görüyoruz. Türk’üyle, Kürd’üyle, Alevi’si ve Sünni’si ile farklı inanç ve kimlikleriyle bu ülkenin bütün evlatları, çatışmaların ve çekişmelerin gölgesinde değil; evrensel hukuk ve eşitlik temelinde özgürce bir arada yaşamalıdır. Artık yaraları sarmak, kayıpları onarmak ve gelecek nesillere umut dolu bir ülke bırakmak zamanı gelmiştir. Bu tarihi fırsatın heba edilmemesi için herkesi aklıselim, sorumluluk ve cesaretle hareket etmeye davet ediyoruz.</p>

<p>Toplumsal barış ve adalet için; biz varız, biz buradayız, biz birlikteyiz.” ifadeleri yer aldı.</p>

<p></p>

<p></p>

<h3><strong>İmzacılar</strong></h3>

<p>1. A. Aziz Özkılıç (DOGÜNSİFED YİK Bşk) 2. A. Cemil Tunç (E. BAKAN) 3. Abdulbaki Erdoğmuş (E. Milletvekili) 4. Abdulbaki Türkoğlu (E. Milletvekili) 5. Abdulhamit Çelik (Araştırmacı) 6. Abdurrahim Aksoy (E. Milletvekili) 7. Abdurrahman Anık (E. Milletvekili) 8. Adem Kılıç (Akademisyen) 9. Ahmet Kıran (Kanaat önderi) 10. Alaattin Epözdemir (İzmir Doğu ve Güneydoğu Derneği Genel Başkanı) 11. Alaattin Fırat (E. Milletvekili-Akademisyen) 12. Ali Bulaç (Yazar) 13. Ali Güner (E. Milletvekili) 14. Ali İhsan Merdanoğlu (E. Milletvekili) 15. Alican Ebedinoğlu (Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odası Bşk) 16. Alican Alibeyoğlu (İş İnsanı) 17. Aziz Yağan (Akademisyen) 18. Bahri Çakabey (Prof. Dr. Akademisyen) 19. Barış Tarhan (İş İnsanı) 20. Behmen Doğu (İş İnsanı) 21. Cafer Solgun (Yazar) 22. Cemal Acar (Av.E. Baro Bşk) 23. Cemal Kaya (E. Milletvekili) 24. Cevat Korkmaz (Gazeteci-İş İnsanı) 25. Davut Güler (Yazar-Yayıncı) 26. Ekrem Baran (Yazar) 27. Enes Akdemir (Av.) 28. Enes Atilla Pay (Yazar) 29. Enüş Yaşar (İş İnsanı) 30. Enver Fehmioğlu (E. Milletvekili) 31. Erdal Aydemir (E. Milletvekili-Baro E. Bşk) 32. Fatma Akdokur Aktaş (Yazar) 33. Fatma Ünsal Bostan (Gak İnsiyatifi Genel Bşk.) 34. Faysal Fırat (Kanaat önderi) 35. Faysal Mahmutoğlu (Yazar) 36. Felat Aygören (E. Bld Bşk.) 37. Feridun Taş (Av. Baro E. Bşk) 38. Ferit Özcan (İlahiyatçı-İş İnsanı) 39. Ferzende Göktimur (Ziraat Müh) 40. Halil Paydaş (Siyasetçi-İş İnsanı) 41. Halil Ürün (E. Milletvekili-Konya E. Belediye Bşk.) 42. Hamit Yavuz (Eczacı) 43. Hasan Postacı (Yazar) 44. Helün Fırat (Kültür ve Sanat İşletmecisi) 45. Hüseyin Yıldız (E. Milletvekili) 46. İbrahim Gezer (Akademisyen-Siyasetçi) 47. İbrahim Halil Çelik (E. Milletvekili-Ş. Urfa E. Bld. Bşk) 48. İlhami Işık (Yazar) 49. İlyas Buzgan (Demokrasiyi Güçlendirme Derneği Bşk) 50. İrfan Cenger (Sanayici) 51. İsmail Şanlı (İş İnsanı) 52. Lütfü Baksi (KADEP E. Genel Bşk.) 53. Mahfuz Güler (E. Milletvekili) 54. M. Zeki Eker (E. Milletvekili-İdare Amir) 55. Mehmet Ali Özel (Av. Baro E. Bşk) 56. Mehmet Atilla Maraş (E. Milletvekili) 57. Mehmet Kahraman (E. BAKAN) 58. Mehmet Şahin (E. Milletvekili) 59. Mesut Değer (E. Milletvekili) 60. M. Salih Yıldırım (E. BAKAN) 61. M. Xalid Sadini (Yazar) 62. Muhammed Salar (Yazar) 63. Muammer Bilgiç (Siyasetçi) 64. Murat Cengiz (İş İnsanı) 65. Mustafa Çevik (Akademisyen) 66. Mustafa Galip Akengin (Gazeteci) 67. Mustafa Koç (Emlakçılar Odası Bşk.) 68. Mustafa Paçal (Yazar) 69. Mustafa Sevinç (Yazar) 70. Müslüm Doğan (E. BAKAN) 71. Nedim İlci (E. Milletvekili) 72. Nevzat Bingöl (Gazeteci-Yazar) 73. Nilüfer Akbal (Sanatçı) 74. Nurettin Aktaş (E. Milletvekili) 75. Nurten Ertuğrul (İns. Hak. Aktiv.) 76. Nuşirevan Elçi (Av. Baro E. Bşk.) 77. Ramazan Demir (Akademisyen) 78. Rüstem Zeydan (E. Milletvekili) 79. Sabir Fırat (Av. Siyasetçi) 80. Sabahattin Göçmen (Av. E. Baro Bşk) 81. Seher Akçınar Bayar (E. Milletvekili) 82. Sedat Yurttaş (E. Milletvekili) 83. Serhat Şabap (Uluslararası İlişkiler) 84. Sezai Topalan (İş İnsanı) 85. Sıtkı Zilan (Av. İns. Hak. Aktiv.) 86. Şah İsmail Bedirhanoğlu (GÜNSİAD Bşk.) 87. Şefik Atilla (Kanaat önderi) 88. Şeyhmus Diken (Yazar) 89. Ümit Aktaş (Yazar) 90. Vahap Canan (Cumartesi Anneleri Üyesi) 91. Yaşar İçen (Yazar) 92. Zahit Mutlu (E. Bürokrat) 93. Zülfükar Anık (Eğitimci) 94. Zülfükar İzol (E. Milletvekili)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/cozum-surecine-anlamli-destek</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Sep 2025 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/09/surece-anlamli-destek-da-xuyaniya-pvajoya-careseriy-ana-resim-04092025-115556-33855800.png" type="image/jpeg" length="55998"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suna Kepolu Ataman: “Ben çok umutluyum”]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/suna-kepolu-ataman-ben-cok-umutluyum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/suna-kepolu-ataman-ben-cok-umutluyum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malazgirt Zaferi'nin 954. yıl dönümü etkinliklerinde bulunan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman, barış sürecine ilişkin de açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Malazgirt Zaferi'nin 954. yıl dönümü etkinliklerinde bulunan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman, barış sürecine ilişkin de açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Muş'un Malazgirt ilçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başta olmak üzere çok sayıda üst düzey yetkili katıldı. Törenlerin ana gündemini ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "çözüm sürecine" ilişkin verdiği mesajlar oluşturdu.</p>

<p></p>

<p><strong>Komisyon Kürt Meselesinin Çözümü İçin Çalışıyor</strong></p>

<p>Etkinliklere katılan AK Partili vekil Suna Kepolu Ataman, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın halkların kardeşliğine dair önemli mesajlar verdiğini belirterek, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulan komisyonun Kürt meselesinin çözümü için çalıştığını ve ilk kez tüm tarafların çözüm için samimi bir çaba içinde olduğunu belirtti.</p>

<p>Milletvekili Ataman, "54 yıllık hayatımda ilk defa tüm tarafların çözüm için bu kadar samimiyetle çaba gösterdiğini görüyorum. Bu ay sonuna kadar somut adımlar atılacaktır. Cumhurbaşkanımız gerçekten de Kürt, Türk ve Arap halklarının kardeşliği adına her zaman mesajlar veriyor. Bildiğiniz gibi bugün yeni bir süreç var. Bu konuda bir komisyon oluşturuldu. Komisyon çalışmalarını sürdürecek. Komisyon sadece AK Parti ve Cumhur İttifakı'ndan oluşmuyor, isteyen tüm partiler içinde yer alabilir ve destek verebilir.” dedi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Bizim Bir Kardeşliğimiz Var"</strong></p>

<p>"Kardeşlik" vurgusu yapan AK Partili vekil, “Bizim bir kardeşliğimiz var. Tıpkı Çanakkale'de, Malazgirt'te, Sarıkamış'ta olduğu gibi bu vatanı her zaman birlikte düşmanların elinden kurtardık. Bugün de inşallah burada oluşan bu birlik ruhu, fesatçıların ve art niyetlilerin kardeşliğimizin arasına girmesine engel olacaktır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Milletvekili Ataman, yeni süreçte Kürtlerin haklarına ilişkin bir soruya, “Dil konusunda, bildiğiniz gibi her yerde, sokaklarda, mecliste kendi dilimizle konuşuyoruz. Sadece kürsüde herkesin anlaması için Türkçe konuşuluyor. İlerleyen günlerde ne olacağını, Komisyon çalışmalarını bitirdikten sonra her şey daha da netleşecektir. Ben çok umutluyum.” dedi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/suna-kepolu-ataman-ben-cok-umutluyum</guid>
      <pubDate>Tue, 26 Aug 2025 20:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/08/i-m-g-20250826-w-a0019.jpg" type="image/jpeg" length="27985"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OGC Başkanı Aydın’dan, Malazgirt Zaferi'nin 954'üncü yıl dönümü mesajı]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/ogc-baskani-aydindan-malazgirt-zaferinin-954uncu-yil-donumu-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/ogc-baskani-aydindan-malazgirt-zaferinin-954uncu-yil-donumu-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti (OGC) Genel Başkanı Nihat Aydın, Malazgirt Zaferi’nin 954’üncü yıl dönümü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti (OGC) Genel Başkanı Nihat Aydın, Malazgirt Zaferi’nin 954’üncü yıl dönümü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı.</p>

<p>Türk milletinin kaderini değiştiren, sonuçları itibariyle en şanlı zaferlerimizden birisi olan Malazgirt Zaferi'nin önemine vurgu yapan OGC Genel Başkanı Aydın, “26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi, Türk ordusunun kendisinden dört kat daha kalabalık Bizans ordusuna karşı kazandığı bir zafer olmanın ötesinde, Türk milletine Anadolu'nun kapılarını ardına kadar açıp, Anadolu’yu ebedi anayurdumuz yapan tarihi bir zaferdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merhum Sultan Alparslan ve kahraman ordusunun bizlere armağan ettiği 1071 Malazgirt Zaferi; yalnızca bir askerî başarı değil, aynı zamanda bir dirilişin, bir yükselişin ve yeni bir devletler silsilesinin başlangıcıdır. Bu zafer, Anadolu Selçuklu Devleti’nin doğuşuna, ardından cihan devleti Osmanlı’ya ve nihayetinde Cumhuriyetimizin temellerine vesile olmuştur. Malazgirt, aynı zamanda farklı kökenden gelen Müslümanların ortak kader ve kardeşlik bağının da simgesidir.</p>

<p>Bu vesileyle, Anadolu’nun kapılarını açan Sultan Alparslan ve kahraman askerlerini, vatan uğruna canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/ogc-baskani-aydindan-malazgirt-zaferinin-954uncu-yil-donumu-mesaji</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Aug 2025 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/08/screenshot-20250825-145134-commicrosoftofficeofficehubrow-edit-53626306641363.jpg" type="image/jpeg" length="46079"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eş Başkan Akkuş, ‘şov’ için oradaymış!]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/es-baskan-akkus-sov-icin-oradaymis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/es-baskan-akkus-sov-icin-oradaymis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı ilimizin Cumhuriyet Caddesinde zabıta kıyafeti giyerek esnaf ziyareti gerçekleştiren ve uyarılarda bulunan Ağrı Belediyesi Eş Başkanı Mehmet Akkuş’un sadece şov için orada bulunduğu anlaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Ağrı ilimizin Cumhuriyet Caddesinde zabıta kıyafeti giyerek esnaf ziyareti gerçekleştiren ve uyarılarda bulunan Ağrı Belediyesi Eş Başkanı Mehmet Akkuş’un sadece şov için orada bulunduğu anlaşıldı.</p>

<p>İlimizin en meşhur ve elit caddelerinden biri olan Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan esnafların dükkanlarında satış yaptıkları ürünlerini kaldırıma çıkartmaları ve kaldırımları işgal etmeleri Ağrılı vatandaşlarımızı zor durumda bırakmaya devam ediyor. İşgalci esnaflara karşı Ağrı Belediyesi’nden bir ceza uygulanmasını talep eden vatandaşların gene umutları sömürüldü.</p>

<p>Ağrı Belediyesi Eş Başkanı Mehmet Akkuş, geçtiğimiz günlerde zabıta kıyafeti giyerek esnafa uyarılarda bulunmuştu. Ancak bugün Cumhuriyet Caddesi’nden gelen görüntüler, Kaldırım işgalinin devam ettiğini ve hiçbir yaptırımın olmadığını gösteriyor. Eş Başkan Akkuş tarafından gerçekleştirilen göstermelik ziyaretlerin yalnızca bir “şov” olduğunu gözler önüne serdi.</p>

<p>İşgalciliğe karşı olan vatandaşlar, “Görünen köy kılavuz istemez. Bu belediye şov yeri değildir. Haber yaptırtmak güzel, sosyal medyada paylaşmak güzel; ama Cumhuriyet Caddesi hâlâ dükkân önlerine eşyaların çıkarıldığı bir mekân. En elit cadde bu haldeyse, diğer caddeleri siz düşünün.” diyerek tepki gösterdi.</p>

<p>Eleştiriler, uygulamanın kalıcı çözüm getirmekten çok siyasi bir şov niteliğinde olduğuna dikkat çekiyor. Vatandaşlar, Ağrı Belediyesi Eş Başkanları Hazal Aras ve Mehmet Akkuş’a seslenerek, “Zabıta kıyafeti giyeceğine, bazı cezai işlemleri uygula da biz de seni alkışlayalım.” çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ağrı</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/es-baskan-akkus-sov-icin-oradaymis</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Aug 2025 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/08/screenshot-20250823-094719-commicrosoftofficeofficehubrow-edit-450189902593988.jpg" type="image/jpeg" length="82923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cemal Kaya, Ağrılı esnaflarla bir arada!]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/cemal-kaya-agrili-esnaflarla-bir-arada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/cemal-kaya-agrili-esnaflarla-bir-arada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrılı İş insanı ve Siyasetçi Cemal Kaya, Ağrı ilimizin en işlek yerlerinden biri olan Cumhuriyet Caddesi’nde esnaf ile bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağrılı İş insanı ve Siyasetçi Cemal Kaya, Ağrı ilimizin en işlek yerlerinden biri olan Cumhuriyet Caddesi’nde esnaf ile bir araya geldi.</p>

<p>AK Parti’nin 22. ve 23. Dönem Ağrı Milletvekili Cemal Kaya, AK Parti 22. Dönem Milletvekili Avukat Halil Özyolcu ve Memur-Sen Ağrı İl Başkanı Fevzi Mağal, Ağrı’nın en işlek noktalarından biri olan Cumhuriyet Caddesi’nde esnafı ziyaret etti. Samimi tavırları ve halkla iç içe duruşuyla bilinen Kaya’ya, esnafın yoğun ilgisiyle karşılaştı. Sohbet ettiği vatandaşlara “Ağrı için çalışmaya devam edeceğiz.” mesajını verdi.</p>

<p>Halkın kalbinde her zaman farklı bir yere sahip olan Cemal Kaya, adeta siyasetteki 2007 ruhunu tekrar canlandırdı. Esnaflar, Kaya’nın milletvekilliği döneminde kente kazandırdığı yatırımları hatırlatarak, “Cemal Bey, hizmetleriyle iz bıraktı, biz kendisini özlenen ve güvenilen bir siyasetçi olarak görüyoruz.” şeklinde konuştular. Cumhuriyet Caddesi’ndeki bu ziyaret, Kaya’nın halkla kurduğu güçlü bağın bir kez daha ortaya çıkmasına vesile oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ağrı</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/cemal-kaya-agrili-esnaflarla-bir-arada</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Aug 2025 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/08/screenshot-20250823-093606-commicrosoftofficeofficehubrow-edit-449518388685755.jpg" type="image/jpeg" length="99347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP’li Başkandan su ücretinde indirim müjdesi!]]></title>
      <link>https://www.kimlikhaber.com/mhpli-baskandan-su-ucretinde-indirim-mujdesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kimlikhaber.com/mhpli-baskandan-su-ucretinde-indirim-mujdesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP’li Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu Tokatlı hemşerilerine müjdeyi vererek, içme suyu ücretlerinde indirim yapıldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>MHP’li Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu Tokatlı hemşerilerine müjdeyi vererek, içme suyu ücretlerinde indirim yapıldığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan Kemal Yazıcıoğlu sosyal medya hesabından yaptığı duyuruyla, Belediye Meclisi’nde oybirliğiyle alınan karar doğrultusunda içme suyu ücretlerinde indirime gidildiğini açıkladı. Başkan Yazıcıoğlu, artık hem meskenler hem de ticarethaneler için 0-20 m³ arası su kullanımında tek kademeli sistem uygulanacağını belirtti. Yeni düzenlemeyle; meskenlerde 1 m³ su 16 TL, ticarethanelerde 1 m³ su 20 TL, kademe sistemi ise 20 m³’e çıkarıldı.</p>

<p>Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, göreve geldikleri günden bu yana üretken belediyecilik anlayışıyla altyapı ve su yatırımlarını sürdürdüklerini ve aynı zamanda ücret tarifelerinde düzenleme yaparak vatandaşların yanında olduklarını vurguladı. Başkan Yazıcıoğlu, “Bu kararın hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm Belediye Meclisi üyelerimize ve komisyon üyelerimize teşekkür ediyorum. Tokatlı hemşerilerimize hayırlı, uğurlu olsun.” dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img alt="Gy5 O F C X I A Ay P Wf" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://kimlikhabercom.teimg.com/kimlikhaber-com/uploads/2025/08/gy5-o-f-c-x-i-a-ay-p-wf.jpg" width="1638" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.kimlikhaber.com/mhpli-baskandan-su-ucretinde-indirim-mujdesi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 Aug 2025 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kimlikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/kimlikhaber-com/uploads/2025/08/mkemal-yaziciogluu.webp" type="image/jpeg" length="71329"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
