Dr. Cengiz Çelik’ten Şehrin Turizmine Canlılık  Getirecek Öneriler ve Yapılması Gerekenler

Dr. Cengiz Çelik’ten Şehrin Turizmine Canlılık Getirecek Öneriler ve Yapılması Gerekenler

ABONE OL
23:56 | 03 Ağustos 2022 23:56
Dr. Cengiz Çelik’ten Şehrin Turizmine Canlılık  Getirecek Öneriler ve Yapılması Gerekenler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ARKOZ Genel Müdürü (CEO) Dr. Cengiz Çelik, Ağrı’nın turizm potansiyelini ortaya koyan güzel bir yazı kaleme aldı. Ağrı’nın sorunları ve çözümleri şeklinde ele alınan bu yazı gerçekten hakkıyla okunursa şehrin gizli kalmış turizm potansiyelini de ortaya çıkacaktır.

Ağrı dağı özelinde ele alınan bu yazı belki de bir yerlerin dikkatini çeker de şehrimizin en büyük gelir kalemlerinden biri haline  gelir. Dr. Cengiz Çelik’in kaleme aldığı yazı, “En büyük handikap hayal çok, fikir çok, proje cok ama uygulama ve faaliyetlerde hayata geçirilen bir şey yok. Ağrı Dağı (bazid) için duyarlı ve kaygılı olmalıyız. Bölgemizde istihdam ve kalkınma için elimizde çok büyük imkanlar var.

Bugün ve yarın için gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hemde gelecek kuşakların geleceğini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda sosyal, ekonomik, fiziki, ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini ihmale yol vermeden gerçekleştirmek hizmete sunmak yönetici ve idarecilerin görevidir.

Toplumda bireyde bir eksiklik varsa bilinki bunların tek sorumlusu yönetici ve idareci kimliğini taşıyan tüm kesimlerdir. Çünkü toplumsal stratejiler, yöneticiler eliyle hayat bulur. Bireylerde kusur aranmaz, yönetici ve idareciler her zaman özeleştiri yapmak durumundadır.

Turizm alanında yanlış yapılan çalışmalar, Trabzon Uzun Göl ve benzeri bölgeler gibi, kaynakların yok olmasına sebep olabilir, uzun soluklu projeler ve stratejik projelerle her bölge özelinde koruma altına alınarak süreklilik sağlayarak yarınlara umutla heyecanla bakmalıyız.

Önemli turizm kaynaklarından biri olan Ağrı Dağı, turizmde hızla gelişen bir olgu olmasına ve ülkemizde bu alanda değerlendirilebilecek önemli ve verimli imkanlar olmasına rağmen, bu sektörde yeterli gelişmenin sağlanamadığı gerek bulunduğu bölge insanına istihdam sağlamaması gerekse de milli gelir olarak değerlendirilemediği görülmektedir.

Unutmayalım ki bölge insanının refahı istihdamı olmadıkça, topyekün bir kalkınma imkansız bir  durumdur.

Dağcılık açısından tatmin edici bir yüksekliğe sahip olması ve kutsal kitaplarda geçen Nuh Tufanı ile ilişkilendirilmesinin yanı sıra, büyüklük sıralamasında dünyada 43. sırada kendine yer bulması, görsel manzarası ve 5137 metre yüksekliği ile yüksek irtifa tutkusunun en iyi yaşandığı, gizemli, heybetli ve sayısız efsanelere konu olmuş Ağrı Dağı, ülkemizin önemli turizm potansiyeline sahip dağlarının başında gelmektedir.

Ağrı Dağı’nın bu yüksek  ticari ve turizm potansiyeline rağmen hak ettiği ölçüde değerlendirilemediğinin nedenlerini irdelediğimizde; bürokratik engeller, sosyo-ekonomik açıdan geri bırakılmış bir bölge olarak kalması, tanıtım yetersizliği, sektörde çalışacak nitelikli iş gücüne yatırım yapılmaması, bölgedeki nitelikli iş gücüne eğitim öğretim faaliyetleri sunulmaması, destinasyon bölgesinde olmaması, yerel ve bölgesel ulaşım alt yapısının yetersiz oluşu,  kentsel alt yapı ve şehir anayasasının imarının yetersizliği ile ilgili problemler, müze çeşitliliği açısından eksikliği, konaklama tesislerinin desteklenmemesi, donanım eksikliği ve devlet teşviklerinden turizmcilerin yeterince haberdar olmaması gibi sorunlar yer almaktadır.  Bu eksikler turizm sektörü hizmetlerinin yetersizliği olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ayrıca kapsamlı ve bütüncül bir pazarlama için stratejik planlamaların yetersiz olması, yerel halkın turizmi sahiplenmesi için toplumsal farkındalık faaliyetlerinin halka sunulmaması ile Ağrı Dağı ve çevresindeki turizm kaynaklarının uluslararası turizm arenasında kurumsal tanıtımının yeterince yapılamaması da önemli sorunlar arasında sayılmaktadır.

Sadece Ağrı Dağı özelinde baktığımızda turizm coğrafyası disiplini doğrultusunda, sorunları tespit ederek bu sorunların bertaraf edilmesine yönelik sadece öneri ile yetinmemek aynı zamanda uygulamaya geçmek geliştirmek ve farkındalık oluşturmak elzem bir durumdur.

Sorunları çözmek için çok projelerimiz var fakat bugünden sonra en önemli eylem uygulamaya geçmek toplumun bütün katmanlarının bu imkanlardan, refahtan faydalanmasını sağlamaktır. Toplumsal katkı stratejileri ve hedefleri doğrultusunda kaynakların etkili yönetilmesi kollektif çalışmayla mümkündür.” sözlerini içermektedir.

 

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.