30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle Ağrı Valiliği bir tören hazırladı. Garnizon Komutanlığı’nın askeri bandosu sahaya çıktı, marşlar çaldı. Protokol tribünü doluydu. Ancak geriye dönüp tribünlere baktığımızda koskoca bir boşluk görüyoruz: Halk yoktu!

Peki neden?

Ağrı halkı bu zaferi anlamlandırmıyor mu?

Elbette anlamlandırıyor. Daha dün gibi 15 Temmuz demokrasi nöbetlerini hatırlıyoruz. Ağrı halkı 21–22 gün boyunca Valilik bahçesini tıklım tıklım doldurmuştu. O coşkuyu, o sahiplenmeyi hepimiz gördük. O zaman mesele halk değil, mesele Valilik’in yaklaşımıdır.

Bu yılki 30 Ağustos Zafer Bayramı töreninde halkın olmaması tamamen Valilik’in zayıf organizasyonu, zayıf duyurusu ve yanlış tutumudur. Spor yapılan bir stadyumu günlerce boşaltıyorsunuz, provalar için halka kapatıyorsunuz ama iş asıl törene geldiğinde halk yok. Çünkü çağrılmadı, duyurulmadı. Eğer bu konser yalnızca protokol içinse, o zaman kapatın bir kafe, çağırın protokolü, konseri orada verin. Stadyum gibi bir alanı boşaltmanın anlamı nedir?

Garnizon Komutanlığı’nı tebrik ediyorum, emek verilmiş, güzel bir çalışma ortaya konmuş. Ama sadece protokole çalmak, sadece protokole oynatmak şu anlama geliyor: “Biz yaptık, gerisi önemli değil.” Kardeşim, o zaman garnizonu niye meşgul ediyorsun, stadyumu niye boşaltıyorsun?

Burada temel sorumluluk Valilik Basın Müdürlüğü’ndedir. X hesabınızdan iki kare paylaşmakla bu işler olmaz. Halkın haberi böyle olmaz, basın böyle tetiklenmez. Basın mensuplarını dikkate almadığınız için yaşanan budur.

Sayın Mustafa Koç’a da buradan soruyorum: Basın neden yok sayılıyor? Sayın Valim, siz bugüne kadar doğru düzgün bir basın toplantısı bile yapmadınız. Bu yüzden sosyal medyada paylaştığınız görüntüler medyaya yansımıyor, yansımadığı için de böyle hayal kırıklıkları yaşanıyor.

Son sözüm şu: Valilik halk için organizasyon yapmalı, protokol için değil. Siz bu tavırda ısrar ederseniz, ben de yazmaya devam edeceğim. Ne zaman ki Ağrı Valiliği basını ve halkı dikkate aldı, o zaman biz de yazdıklarımızı değiştireceğiz. Ama bugün gördüğümüz tablo çok net: Bando çaldı, protokol alkışladı, halk yine dışarıda kaldı.